Sivas Divriği Tarihi ve Gezilecek Yerleri | Türk Bilgin

Sivas Divriği Tarihi ve Gezilecek Yerleri

Sivas’a bağlı bir ilçe olan Divriği’nde gezilecek yerler, Divriği ilçesinin tarihi ve Divriği hakkında bilgiler bulunduran bu yazımızı siz değerli okurlarımız için hazırladık.

Divriği’ne Nasıl Gidilir?


Sivas ili merkezine 170 km. uzaklıkta bulunan Divriği’ye otobüsle gidilebilir.

Divriği, Fırat Nehri’nin kolu olan Çaltı Çayı’nın kenarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 1225 m.dir. Bölgenin çıplak ve vahşi görünüşlü arazisinin toprak verimliliği düşüktür. Sivas’tan Divriği’ye gelirken Anadolu cinsi köpekleri ve birçok deri hastalığını tedavi edebilen balıkları ile dünyaca ün kazanmış Kangal İlçesi’nden geçersiniz.

Divriği Tarihi Hakkında Bilgi


Divriği ve çevresinde MÖ 2000’den itibaren Hitit, Pers, Makedon, Roma, Sasani, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenlikleri yaşanmıştır. 1071 yılındaki Malazgirt Zaferi’nden sonra Divriği, Alpaslan’ın komutanlarından Mengücek Gazi’ye verilir.

Divriği’nde Gezilecek Yerler


Divriği Kalesi

Mengücek Gazi’nin oğlu îshak’ın ölümünden sonra ikiye ayrılan beyliğin başına geçen Süleyman Şah 1224 yılında Divriği Kalesi’ni, Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah 1228 yılında Ulu Cami’yi, Ahmet Şah’ın eşi Turan Melek ise Darüşşifa’yı inşa ettirir. Divriği’de bir asır sürecek olan Mengücek Tarihi’ni 1151-1251 yılları arasında hüküm sürmüş beş şah ile tamamlayabiliriz.

Ulu Camii ve Darüşşifası

Türk birliğinin dağıldığı dönemde Divriği, Memlûklere bağlanacak, Sultan Yıldırım Bayezid ve Timur sonrasında da Yavuz Sultan Selim ile birlikte bölgede Osmanlı devri başlayacaktır. Ulu Camii ve Darüşşifası Ulu Camii, 1985 yılında Unesco Dünya Kültür Mirası listesine alınmıştır. Yapı, Ahmet Şah Camii olarak da bilinir.

Yapılış Hikayesi

1228 yılında caminin inşaatına başlanmış ancak cami vakfı 1243 yılında hazırlanabildiğinden bu süre içinde camide ibadet yapılamamıştır. Külliye olarak planlanmış yapının imaret, buka (konukevi), mahkeme, sebil, musalla gibi bölümleri zamanın içinde kaybolmuştur. Caminin 64 x 32 m. darüşşifanın ise 24 x 32 m. boyutları vardır. Her iki yapı birlikte düşünülürse ortaya dikdörtgen bir plan çıkar.Caminin kapasitesinin yaklaşık 2500 kişi olduğundan yola çıkarsak, inşaatın yapıldığı dönemde şehirdeki erkek nüfusunun da bu kadar olduğunu düşünebiliriz. Caminin taç kapısı 14,5 m. darüşşifanın taç kapısı ise 14 m. yüksekliğindedir. Caminin, Kuzey Taç Kapı, Batı Taç Kapı ve Şah Taç Kapı olmak üzere üç cephede birer kapısı vardır. Kuzey cephesindeki Cümle Kapısı diğer kapılara göre daha görkemlidir.

Yapının, geometrik ve bitkisel bezemelerle üç boyutlu tasarlanmış taç kapıları eşsizdir. Kapı ve duvarlara işlenmiş tüm motifler simetriktir ve her karede binlerce motif vardır. Caminin ibadet kısmında sütunlarla ayrılmış bölümler vardır. Eskiden ortası açık olan kubbenin üzeri ne yazık ki onarmalar sırasında kapatılmıştır. Ayrıca caminin çevresinde oluşmuş toprak setlerinden dolayı yapıda önlenemeyen bir nem ve rutubet sorunu yaşanmaktadır. Caminin güneyine bitişik olan Darüşşifa, Anadolu’da kitabesinde darüşşifa yazan tek yapıdır. Aslında 13. yy.da “darüşşifa” kelimesi esas olarak akıl hastanesi anlamında kullanılmıştı. Darüşşifalarda zaman zaman uygulanan dayakla tedavi yönteminde hastaların çığlıklarının dışarıdan duyulmaması için davul zurna ile müzik yapılırdı. Darüşşifa, medrese ve kente gelen hekimlerin ağırlandıkları konuk evi olarak da değerlendirilmişti. Gezici hekimler kente geldiklerinde tellallar aracılığıyla halka duyuru yapılır ve hastalar davet edilirdi.

Caminin Özellikleri

Darüşşifanın üç eyvanı, Iranda kullanılan eyvanlı avlu fikrini, dört sütunu Anadoluda görülen dört sütunlu bazilikaları, kubbesi ise kubbeli bazilikaları akla getirmektedir. Kuzey Kapısı’nın üzerinde güneşi simgeleyen lotus çiçekleri, kutsal ağaçlar ve güneş diskleri ile cennet anlatılmaya çalışılmıştır. Hiçbir bezeme tekrar edilmemiştir. Her noktasında “Altın Oran” vardır. Kapı kompozisyonunun ana motifi bir altıgendir. Altı, Eski Ahit ve KuranagöreTanrı’nm dünyayı yarattığı gün sayısıdır. Ancak altı sayısı Tanrı yeryüzünü altı günde yarattığı için kutsal değildir. Altı sayısı mükemmel olduğu için Tanrı dünyayı altı günde yaratmıştır. Taç kapının üstünde bal peteği gibi tüm düzeye yayılan iç içe altıgenler işlenmiştir. Kapının iki yanındaki bülbül ve gül motifleri de Tanrı ile Hazreti Muhammed’in sonsuz aşkım simgelemektedir. Bezemelerdeki ördek motifi de çok ilginçtir. Sabahları mevsimine göre değişen saatlerde ama 07.00 civarında kapıda oluşan gölgelerin muhteşemliği ise görülmeden anlatılamaz. Batı Kapısı veya Çarşı Kapısı’nın yüksekliği Kuzey Kapısı’yla aynıdır ama bu kapı daha sadedir. Camiye gelenlerin evlerinden çıktıktan sonra mezarlıklardan geçerek ibadete gelmeleri için evlerle camiler arasında mezarlıklar yapılmıştı, insanların ölümü hiç unutmamaları istenirdi. Namazdan sonra bu kapıdan çıkılarak işe gidildiğinden kapıya “Çarşı Kapısı ” denilmişti.Bu kapının da bitkisel ve geometrik desenleri muhteşemdir. Düz ve ters lale motifleri, yapraklar, yıldızlar, altıgenler ve kilim motifleri şahanedir. Kapının iki yanındaki köşe nişlerinin iç yüzeylerinde ikisi çift başlı, bir tek başlı kuş figürleri vardır. Bu figürlerin, İlâhi ve dünyevi güçleri, gökyüzünü ve güneşin kapısını simgeledikleri düşünülebilir. Çift başlı kuşların, kartal, atmaca, şahin gibi başlarını farklı yönlere kolaylıkla çevirebilen kuşları simgeledikleri düşünülebilir.

♦ 1228-1243 yılları arasında inşa edilmiş olan caminin ana kitabesi de bu kapının üzerinde en üstteki küçük pencerenin altındadır. Dört satırlık bu kitabede inşaatın temellerinin atıldığı tarih de verilmiştir.

♦ Şah Kapısı veya Doğu Kapısı’nın cami inşaatının son devresinde yapıldığı düşünülüyor. Kapının yüksekliği 6 m. eni 4 m.dir. Son onarımlarda kapının işlevine son verilerek eşiği örülmüştür. Mevsimine göre öğleden sonra 15.00 civarında bu kapının üzerinde de ilginç gölgeler oluşmaktadır.

♦ Caminin içinde Selçuklu dönemi tonozları ve kemerleri sapasağlam durmaktadır. 25 kubbeden 5 tanesi onarım görmüştür.

Darüşşifanın Taç Kapısındaki yelpaze şeklindeki kabartmanın ortasındaki lotus çiçeği büyük olasılıkla gökyüzünü ve güneşin kapısını sembolize ediyordu. Ne yazık ki bu bezemenin bir kısmı kırılmıştır. Kapıdaki denge taşı da ilginç bir detaydır. Denge taşının altındaki hayat ağacının altında darüşşifanın kitabesi vardır. Kapının inşaatı sırasında önce kapının örüldüğü, sonrasında da ustaların iki yanda da simetrik olarak çalışarak aşağıya kadar indikleri bilinmektedir. Kapının sağ yanında bulunan erkek kafasının ve sol yanındaki kadın başının katı inançlı din adamları tarafından Memlûkler döneminde tahrip edildikleri biliniyor. Kimi kaynaklarda bu başların Güneş’in ve Ay’ın simgeleri oldukları öne sürülmektedir. Yine kapının üzerindeki beş köşeli yıldız Orta Asya günlerinden beri Türk devletlerinin simgesi olmayı sürdürmektedir. Bu kadar bezeli bir kapının iki yanında boş kalan köşeler göze çarpar. Bu köşelere yerleştirilmesi planlanan mozaikleri tamamlamaya zaman kalmadığı düşünülmektedir. Büyük olasılıkla Moğollara karşı kaybedilen Kösedağ Savaşı sonrasında in-şaat tam olarak bitirilememiştir. Tonozun hemen altındaki kitabede ise Alâeddin Keykubat’tan övgüyle bahsedilmektedir. Darüşşifanın kapısında iki farklı mimarın imzaları vardır. Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, kitabe olarak çok zengindir, inşaatta çalışmış beş farklı mimarın da ismi bu kitabelerde anılmıştır. Zaten burası Anadolu’da bütün mimarlarının isimlerini veren tek yapıdır. Mengücekler gibi bazı beylikler ve bıraktıkları eserler hakkında bu kitabeler sayesinde bilgi edinilebilmişdr. Cami ve darüşşifada 48 yazıt vardır. Caminin minber kitabeleri de çok ilginçtir. Anadolu’da birçok kayıp hanedan ve beylik olduğunu düşünürsek bu kitabelerin önemleri daha iyi anlaşılır.

Divriği Kalesi, 1181 yılında Mengücekoğulları döneminde inşa edilmiştir. Kesme taştan kale, iç ve dış olmak üzere iki bölüm halindedir. Kalenin surlarının uzunluğu 1,5 km.yi bulur. Kalenin kare planlı kubbelerinden yalnızca bir tanesi günümüze ulaşabilmiştir. Girişi de tamamen tahrip olmuştur. Çok sayıda han, türbe ve kümbet yapısı Divriği’nin tarihi zenginliğini tamamlamaktadırlar.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video


Yorum

Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel