Gerçek ve Sahte Bal Nasıl Ayırt Edilir? | Türk Bilgin

Gerçek ve Sahte Bal Nasıl Ayırt Edilir?

Gerçek ve Sahte Bal Nasıl Anlaşılır?

Arı ürünlerinin hepsini tehdit eden sahtecilik ve tağşişten sonra gelen en önemli sorun ağır metal, pestisit ya da kovandaki hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlardan (antibiyotik ve akarisit) oluşan kalıntı problemidir. Bu nedenle ham maddenin, bu tür kirlilikten uzak arıcılardan temin edilmesi büyük önem taşır. Sonraki aşama, ürünlerin işlenmesi ve tüketiciye kullanım ve ulaşım kolaylığı ile ulaştırılmasıdır ki, burada ürünün işlenmesi sırasında doğacak prob­lemler yerini alır. Bir Biyoteknolog olarak, bu problemlerin başıda arı ürürlerinin çoğunda en önemli etken maddeleri oluşturan polifenollerin yüksek ısı uygulaması ile bozulmasını söyleyebilirim. Bir başkası ise kullanılan alkol, ko­ruyucu, tatlandıncı, renklendirici gibi kimyasallardır.

Biz zaten bu kimyasallar yüzünden hasta ol­muşken yine bu içerikte ürünlerle nasıl tedavi olmayı bekleyebiliriz?

Son olarak özellikle propolis için alkol kullanmamak anlamında su kullanılmaktadır. Yıllar önce Amerika ve Rus patentleri bu ürünü ortaya koydular, ancak bu patentler de (internetten ulaşıla­bilir) diğer özütlerin % 28 verim verirken su bazlı olanın ancak % 8 verim alındığını bildirir. Bu nedenle su bazlı özütün etkisinin düşük olduğunu söylemek gerekir.

Arı ürünleri ısı ve ışıktan ko­layca etkilenebildiğinden besin değerlerinde zamanla değişimler ve mikrobiyolojik üreme söz konusu olabilmektedir. Her ürüne özgü bu özellikler tüketiciler tarafın­dan bilinmeli, gerekli önlemler alınarak uygun depolama koşulları sağlanmalıdır.

Tüketicilere Sahte Arı Ürünlerine Karşı Tavsiyeler

Sadece arı ürünleri değil, tüm gıdaların mümkün olduğu kadar “doğal” olmasını arıyoruz. Bunun anlamı; alkol, kimyasal ve katkı maddesi içermemesidir.

Bununla birlikte, önceleri hastaların bir an evvel iyileşme­si, zayıf olanların ise kilo alması için kullanılan arı ürünlerinden öncelikle balın incelenmesiyle başlayan çalışmalar, günümüzde kanserden pek çok enfeksiyonel hastalıkların tedavisinde ve daha önemlisi bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi ile hastalıklar­dan korunmak ve hastalıklarla mücadeleyi kolaylaştırmak gibi amaçlarla en çok araştırılan konular haline gelmiştir. İlaç sanayi gelişmiş ülkelerde bile yaygınlaşan “doğal kaynaklardan sağlığı koruma” fikri eyleme dönüşmüş ve arı ürünleri bu konuda önemini artırmıştır. Daha sağlıklı, uzun ve kaliteli yaşamak amacıyla etkili bir şekilde kullanılmaya başlanan arı ürünleri, gelişmiş teknolojilerden de yararlanılarak dozlama yapmak suretiyle tüketim için tüketiciye sunulabilmektedir.propolis

Bugün kanser, diyabet ve obezite gibi dünyada insanların büyük çoğunluğunu tehdit eden hastalıkların sebepleri sıralanırken, bilerek ya da bilmeyerek gıdalarla tükettiğimiz kimyasallar, hormon­lar, katkı maddeleri önlerde yer almaktadır. Pek çok bitkisel ya da takviye gıdanın yapılan analizle­rinde ya da içerik bilgilerinde çoğu zaman adını bile duymadığımız kimyasallara rastlamaktayız. Bu durum arı ürünlerinde de söz ko­nusudur. Hal böyle olunca, arı ürünlerinin de tüketici tarafından sorgulanmasına ve kullanılmasın­da tereddütlere yol açmaktadır. Tüketici bazı sorulara ısrarla ce­vap aramaktadır.

Bunlara;

“Arı ürünlerini nasıl seçmeliyim?

Kul­landığım ürün, etiket bilgilerini karşılıyor mu?

Kullanımı güvenli mi? Ne kadar kullanmalıyım?

Yan etkisi olur mu?

Yarar sağlar mı, yani derdime derman olur mu?”

Örnek olarak verilebilir. Ama bun­lar içerisinde en çok sorulan soru: “Hangisi güvenli?” Güven kelimesinden bahsetmişken, hangi arı ürünleri güvensiz, bahsetmek yerinde olur. İnsanların yerleşik düzene geçmesi ve ticaretin başlaması ile ürünlerde sahtecilikte başlamıştır. Bunların önemli bir kısmı bilinçli olarak yapılmaktadır. Uzun yıllar boyunca balda sahtecilik ve tağşişin önlenmesi konusunda bir çok çalışmanın yapılarak değişik analiz yöntemlerinin geliştirildiğini çoğumuz biliriz.

İnternet, bilgiye kolay ve hızlı bir şekilde ulaşabilmemizi sağlasa da kimi zaman bilgi kirliliğine de yol açmaktadır. Bu problem İnternet’te yer alan arı ürünleri tanıtımlarında da vardır. Bu tanıtımların çoğunda son derece abartılı ve hiç bir yararı olmayan kullanım önerileri yer almakta, tüketiciler bu geçersiz iddialarla yanlış yönde bilgilendirilerek yüksek fiyatlara ürün satın almaya teşvik edilmektedir. Bir ilaç ya da fonksiyonel bir gıdanın her hastalığa her rahatsızlığa iyi gelmesi mümkün değildir. Gereksiz ümit tacirliği yapmanın da bir anlamı yoktur. Nasıl ki bir ilaç önce kimyasal, sonra deney hayvanları ve en son da klinik çalışmalar (insan üzerinde araştırmalar) ile yani bir çok fazdan geçerek satılabiliyorsa koruma ya da tedavi niteliği olan bir ürünün de (bitkisel ürün olabilir, fonksiyonel gıda olabilir) bu gibi analizlerden geçmesi gerekir. Örneğin web sitesinde Brezilya alekrim propolisi ile ilgili bir çalışmanın sonucu olarak bir tedavi belirtilmiştir. Bunu propolis satışı yapan herkes sanki kendi ürünü de tropikal (biz tropikal iklime sahip bir ülke değiliz) bir propolismiş Brezilyadan gelmiş gibi bu özelliği kendi ürününe yazmaktadır. Sorsanız siz mi test ettiniz, bu ürün için mi buldunuz bu sonuçları? Tabi ki hayır, ”copy paste” yani kopyala yapıştır.

Yorum

Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel