Hidayet Türkoğlu Kimdir? | Türk Bilgin

Hidayet Türkoğlu Kimdir?

Hidayet Türkoğlu (19 Mart 1979, Bayrampaşa, İstanbul), Türkiye Basketbol Federasyonu başkanı, NBA’de oynamış Türk basketbolcu. 2.08 metre boyunda olan eski oyuncu, forvet (3 numaralı mevki) olarak vazife almaktaydı. Ayrıca, gerektiği vakit 1-2-4 numaralarda da oynayabilmekteydi.

Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi basketbolculardan biri Hidayet Türkoğlu. Spor hayatına 1996’da Efes PiLsen’de başladı. 25 sene boyunca sayısız başarıların altına imza attı. 15 sene dünyanın en önemli spor organizasyonlarından biri olan NBA’da oynadı.

1998 senesindan bu vakte kadar Türkiye Millî Basketbol Takımı’nın formasını 269 kez giyen Hidayet, 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda ve 2010 FIBA Dünya Basketbol Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan kadrolarda yer aldı. 24 Mart 2014’te, Türkiye A Millî Basketbol Takımı’nı bırakma kararı aldığını açıkladı. 13 Kasım 2015’te basketbolu bıraktığını açıkladı. NBA hayatına son veren Hidayet Türkoğlu, 16 Kasım 2015 tarihinde Türkiye Basketbol Federasyonu’nun CEO’su olmuştur.
16 Mart 2016’da Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı olarak atanan. Hidayet Türkoğlu, 26 Ekim 2016 tarihinde Ankara’da yapılan Olağan Genel Kurul’da Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı seçildi.

Basketbol Şampiyonasında gümüş madalya kazanan kadrolarda bulundu. 2015’in sonunda basketbolu bırakma kararı alan Türkoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın spordan sorumlu başdanışmanlığı görevine getirildi. Şimdilerde çeyrek asırlık tecrübesini bir spor adamı ve Basketbol Federasyonu Başkanı olarak Türk basketbolü için kullanıyor.

Ayrıca Ümraniye’de basketbol ve yüzme eğitimi veren bir okulu bulunuyor. Hidayet Türkoğlu bu okulla Türk sporuna yeni yetenekler kazandırmayı hedefliyor. Dünyaca ünlü basketbolcuyla, Türkiye Basketbol Federasyonunda bir söyleşi gerçekleştirdik.

Ünlü basketbol yıldızı Hido’yla basketbol üzerine konuştuk. Hidayet Türkoğlu: “Ben her şeyimi spordan kazandım. Bir şekilde de kazandıklarımı yeni nesillere aktarmak istiyorum” dedi.

Hidayet Türkoğlu İle Röportaj

Basketbola Nasıl Başladınız?

Basketbola abimin sayesinde başladım diyebilirim. Ben o zamanlar Bayrampaşa’nın Yıldırım Mahallesinde sokakta arkadaşlarıyla vakit geçiren, atari salonlarına giden, futbol ve misket oynayan keyif alan biriydim. Abim o yıllarda basket oynardı. Bir gün onu tesadüfen izlemeye gittim. O vesileyle o gün bugündür basketbolun içerisindeyim. Oraya gidişim hayatımın dönüm noktası oldu. Basketbolu gittikçe sevmeye ve onunla mutlu olmaya başladım. İlk başlarda değil de, zamanla haylazlıklarımdan da vazgeçtim. Her geçen gün basketbol beni kendine biraz daha çekiyordu. Boy olarak diğer arkadaşlara göre daha avantajlıydım zaten. Basketbolla birlikte çevrem de değişti. 25 yıldır basketbolun içerisindeyim ve bundan büyük bir keyif alıyorum.

NBA’ya Seçildiğinizde Neler Hissettiniz, Orada Zorlandınız mı?

Bazı şeylerin farkına zamanla olgunlaştıkça varıyorsunuz. O zamanlar genç olduğum için sadece gurur ve mutluluk yaşıyordum. Şimdi dönüp baktığımda orada 15 sene boyunca istikrarlı bir süreç yaşamışım. Her zaman kendime inanan bir çocuk oldum. Şimdi geniş bir çerçeveden baktığım zaman gerçekten büyük bir şey başardığımı görüyorum. O dönem tabii gençliğin verdiği o heyecanla bazı şeylerin farkına varamıyor insan. Bilmediğiniz bir dünyaya gidiyorsunuz. Dergilerden, televizyonlardan takip ettiğiniz bir hayatın içine giriyorsunuz. Bu gerçekten kolay değil. Dilini, kültürünü bilmediğiniz bir ülkeye gidiyorsunuz sonuçta. Bu konuda şanslıydım, biliyorsunuz Boşnak asıllıyım ben. Takımda Vlade Divac ve Peja Stojakovic vardı. Onlarla aynı dili konuşmanın çok avantajını gördüm. Onlar bana zorlandığım periyotlarda çok yardımcı oldular. Zamanla diğer arkadaşlarla da samimi olunca kendimi hiç yabancı hissetmedim. O iki Boşnak arkadaşımın geçiş sürecinde çok faydalarını gördüm, onlar uyum sürecini hızlandırdılar.

Federasyon olarak ne tür çalışmaların altına imza atacaksınız?

Amacımız federasyon olarak tesisleşme anlamında büyümek, antrenörve hakemlerimizin kalitesini artırmak, onların eğitim düzeylerini yukarılara çekmek, altyapılardaki gençlerimizin ileriye dönük başarılarında istikrarı sağlamak için projeler üretmek. Biz sporu, basketbolü uzun yıllar hem tesis anlamında, hem de stratejik anlamda konuşulabilir bir hâle getirmeye çalışıyoruz. Daha kurumsal olmaya çalışacağız. Hiçbir zaman tutamayacağımız sözleri vermeyeceğiz. Herkese kapımız açık, objektif kararlar almaya hazırız. Tamamen farklı bir sistem ortaya koyacağız ki, tüm basketbol ailesi bundan yararlansın. Bugün bu federasyonu yönetmeye gelmiş insanlar Türk basketbol tarihinin kulüpler ve Millî Takım anlamında en başarılı dönemlerinde bulunmuş insanlar. Türk basketbolünü bir yere getirmiş bir ekiple buradayız. İşin mutfağından gelen insanlar tecrübelerim yeni nesillere sunmak için burada.

Bu tecrübeleri kurduğumuz güzel ekiple ortaya koymak istiyoruz.

Federasyon olarak sosyal sorumluluk projelerinin içinde de yer alacak mısınız?

Evet, sporla sosyal sorumlulukları bir arada yürütebilecek projeler de hazırlıyoruz. Yalnızca İstanbul’a değil,

Anadolu’ya ve Türkiye geneline yayılmak için çalışmalar hayata geçireceğiz. Basketbolün bilinirliğim ve ızlenırliğini artırmak istiyoruz. Sporcularla halk arasındaki duvarı kaldırmayı, sporcuların aktif olarak halkın içinde yer almasını amaçlıyoruz.

Altyapılarla ilgili çalışmalar sizce yeterli mi?

Millî Takım altyapımız son 2-3 yılda çok iyi başarılar elde etti. Oyuncularımızın bu başarıyı istikrarlı bir şekilde üst seviyelere taşıması lazım. Bu gençlerimizin üst seviyeye geldiğinde duraklamadan gelişmeyi devam ettirmesi gerekiyor. Süper Lig’in altındaki liglerden başlayıp, orada kendilerim geliştirdikten sonra Süper Lig’e hem fiziksel olaraz, hem de olgun olarak daha hazır çıkmalarını sağlayacağız. Bunlarla alakalı planlarımız var. Önemli olan camianın bunu kabullenmesi. Onlar da bize destek olurlarsa hep birlikte bunun üstesinden başarıyla gelebileceğimize inanıyorum. Altyapılarımız şu an farklı şehirlerde kamplar yapıyor. Biz bunların hepsini bir yerde toplayacağımız, daha sağlıklı eğitim verebileceğimiz bir tesis yapmayı düşünüyoruz. Hem camiamızın, hem de büyüklerimizin desteğiyle bunu hayata geçireceğiz.

Türk oyuncuların takımlarında daha az süre almalarıyla ilgili bir çalışmanız olacak mı?

Onlarla ilgili de çalışmalarımız var. istediğimiz Türk oyuncularımızı yeteri kadar sahalarda göremiyoruz.

Bundan, büyük üzüntü duyuyorum. Bu arkadaşlarımız Millî Takım formasını gıyeceklerve orada bizi gururla temsil edecekler. Onlara da bu imkânı sağlamak zorundayız,

Türk takımlarının Euroleague’deki şansı nedir?

Bizi temsil eden 4 takımımız var. Avrupa FİBA Şampiyonlar Lıgı’ndc de bizi temsil eden takımlarımız var, Galatasaray geçen senenin Eurocup şampiyonu, Bıryenılenme surecine girdiler. Bazen yaptığınız transferler istediğiniz gibi otamayabiliyor. Fenerbahçe biraz daha organize, yerine oturmuş bir takım olduğu için daha istikrarlı gözüküyor, Fenerbahçe’nin aynı kadroyla üçüncü yılı. Bir takımın üç yıl boyunca aynı ekiple mücadele etmesi sızı avantajlı kılar. Yerine oturmuş bir sistem, bir ruh var. insanlar birbirlerini kabullenmişler, inşallah diğer takımlar da aynı istikrar ve sürdürülebilirliği ortaya koyup, Avrupa’da bizi temsil edebilirler.

2017 FİBA Avrupa Şampiyonası grup ve final turu maçları Türkiye’de oynanacak. Çalışmalarla ilgili bilgi verebilir misiniz?

Önümüzdeki haftalarda antrenörümüzü belirleyeceğiz. Sonrasında gerekli adımları alacağız. Heyecanlıyız, çünkü bizim için önemli bir turnuva olacak. Biz her zaman her turnuvayı başarıyla organize eden bir federasyon olduk. Bunda da aynı başarıyı ortaya koyacağımıza inanıyorum, 2017 basketbol anlamında ülkemizi keyiflendirecek bır yıl olacak. Final Four mayısta Sınan Erdem Spor Salonu’nda yapılacak. Benim aklımdan 4 takım geçiyor. Sürprizlere açık olmamız gerekiyor. Halkımız bu süreçte her zaman olduğu gibi yine yanımızda olsun. Onların desteği bizim için çok önemli. Bazı olumsuzluklara rağmen bu tür organizasyonlar devam etmeli. Biz güçlü bir ülkeyiz. Ne kadar güçlü olduğumuzu bizi engellemek isteyenlere birlik ve beraberlik içerisinde göstermeliyiz.

Federasyon başkanlığına giden süreçten kısaca bahseder misiniz?

Az önce de dediğim gibi ben her zaman kendisine güvenen bir insan oldum. Bu görevin üstesinden gelebileceğimi düşündüm. Başdanışmanlık görevim olduğu için bu niyetimi Sayın Cumhurbaşkanımıza da ilettim. Adaylığım süresince camiadan çok olumlu destekler aldım. Amacımız Türk basketbolunudaha iyi yerlere getirebilmek. Bunun için ekip olarak gece gündüz demeden çalışmaya başladık, inşallah 2017-2018’den itibaren düşündüklerimizi, planladıklarımızı hayata geçireceğiz. Önümüzdeki süreçte oluşturduğumuz yönetimin stratejilerini uygulamaya koyacağız.

Cumhurbaşkanımızın başdanışmanlığını yapıyorsunuz. Federasyon Başkanlığı’yla birlikte bu görevi de yürütmeye çalışmak sizi zorluyor mu?

Hayır, zorlamıyor. Öncelikle Cumhurbaşkanımızın başdanışmanı olmak hakikaten benim için çok kıymetli.

Spor birikimime göstermiş oldukları ilgi sebebiyle hem beni, hem de ailemi onurlandırıyorlar. Böyle bir şeye layık olabilmek beni ve ailemi hem mutlu ediyor, hem de gururlandırıyor. Spor anlamında hertürlü koşulda elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum. Bu anlamda ben ve Hamza Yerlikaya Cumhurbaşkanımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hem birlikte spor yapıyoruz, hem de sporun geleceğini ve sporlif projelerini konuşma fırsatı yakalıyoruz. Onun dışında bizim kendi yaptığımız çalışmalar oluyor. Basketbolda 25 yılı geride bıraktım. Bu tecrübeyi de ülkemizin basketboluna katkı yapabı.mek adına kullanıyorum.

Bir spor okulunuz var. Bu okulla neyi amaçlıyorsunuz?

Hem basketbol hem yüzme eğitimi veriyor okulumuz. Belediye Başkanımız Haşan Can Bey ve Belediye Başkan Yardımcımız M. Ejder Batur Bey’in sayesinde Ümraniye’de çok güzel bir tesis kazandırdığımıza inanıyorum Türk gençliğine. Ben her şeyimi spordan kazandım. Bir şekilde de kazandıklarımı yeni nesillere aktarmak istiyorum. Bilgi ve tecrübelerimizi paylaşmak için kurduğumuz bu tesiste bize yardımcı oldukları için Ümraniye Belediyesine ne kadar teşekkür elsem azdır. Burada amacımız öncelikle gençlerimizi spora teşvik etmek, daha sonra da onları yetenekli oldukları branşlara göre yönlendirmek. Kimilerini yüzmeye kimilerini de basketbola yönlendiriyoruz. Burada Türk gençlerinin daha iyi imkânlarda, daha sağlıklı yetişmesini sağlamayı amaçlıyoruz. Bu konuda az da olsa bir katkım oluyorsa, ne mutlu bana. Bu tecrübelerimizi paylaşacağız ki, Türk basketbolü şu an olduğu yerden daha iyi bir noktaya gelebilsin.

İyi bir Fenerbahçeli olduğunuz biliniyor. Futbolu takip ediyor musunuz?

Son zamanlarda çok yoğun olduğum için futbolu daha çok medyadan takıp edebiliyorum. Su an keyifli bir lig izliyoruz.

Başakşehir gerçekten iyi bir çıkış yaptı. Geçmişte de Bursaspor’la yaşamıştık bunu. Bunlar gerçekten futbola ve spora renk katıp, ilgiyi artırmıştır. 3 büyüklerin dışında farklı takımların da bu yarışa dâhil olması heyecanı artırıyor. Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum. Umarım sağlıklı, sakatlıktan uzak bir süreç geçirirler. Hakemlerimize de hem futbolda, hem de basketbolda başarılar diliyorum. Bir spor adamı olarak, maça gittiğimizde ya da izlediğimizde rekabeti bol, adrenalini yüksek mücadeleler izlemek istiyoruz.

Kendinizi 10 yıl sonra nerede görüyorsunuz?

Her gün sağlıkla uyanabildiğim için Allah’a şükrediyorum. Sağlıklı bir şekilde hayatta olmak bana yetiyor. Bir konum, yer, makam vs. düşünmüyorum. Bazı şeyleri akışına bırakıyorum hayatla. Zaten o su akar ve yolunu bulur. Önemli olan kendimi her durum ve olasılık için hazırlıyor  olmam. Allah bu güne kadar bana birçok şey nasip etti. Sağlıklı olursam bu bana yeter. Ancak Türk basketbolunu 10 yıl sonra çok daha önemli yerlerde görmek istiyorum, Yurdun her köşesinde gençlerimizin spor yaptığı ve özellikle basketbolu hem sporcu hem de seyirci olarak tercih  ettiklerim görmek istiyorum.

Yorum

Yorum

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel