İznik'in Gezilecek Tarihi ve Turistik Yerleri | Türk Bilgin

İznik’in Gezilecek Tarihi ve Turistik Yerleri

Bursa’nın İznik ilçesi doğal güzelliği ve ile büyülüyor. Tarihi yerleri ve gezilecek yerleri bakımından oldukça zengin olan tarihi ilçenin gezilmesi gereken yerlerini sizler için derledik.

İznik’e Nasıl Gidilir?


Yalova’dan Bursa yönüne doğru yola devam ederseniz Orhangazi ilçesi’nde iznik yol işaretlerini görürsünüz. Karamürsel’den Yalova’ya gelirken Altınova’dan ayrılan yolu seçerseniz birazdönemeçli ama çok keyifli bir rotadan iznik’e ulaşmanız da olasıdır, İznik, tarihi çinileriyle, tarihi, coğrafyası ve gölüyle Marmara Bölgesi’nin en güzel köşelerinden piridir.

İznik’in Gezilecek Yerleri


İznik, tarih boyunca Doğu Roma’dan Osmanlı’ya kadar uygarlık sahnesine çıkan pek çok devleti topraklarında ağırlamış, Roma İmparatorluğuna, Sel­çuklu ve Osmanlı devletlerine başkentlik yapmıştır. Hıristiyan­lık için büyük önem taşıyan konsüllerin birincisi ve yedinci- si İznik’te toplanmıştır. MS 325 yılında Nicaea’da toplanan 1. Ekümenik konsilde İsa’nın tan­rısal varlığı tartışılmış. MS 787 de Ayasofya’daki ilk oturumdan sonra Nicaea’da toplanan 7. Konsilde ikona konusu tartışı­larak karara varılmıştır.

İznik Surları


İznik şehri surlarının önem­li bir kısmı günümüze ulaşmış­tır. Yenişehir, Lefke ve İstanbul kapıları ayaktadır ama ne yazık ki Göl Kapısı yıkılmıştır. Kente, Lefke Kapısı’ndan girdikten sonra dönemeçli bir yoldan Ab­dullah DedeTürbesi’nin bulun­duğu tepeye çıkarak geziye başlayabilirsiniz. İlçenin en gü­zel görüntülerinden biri bu te­peden alınabilir.

Lefke Kapısı


Lefke Kapısı’nın çok yakı­nında bulunan ve Sultan 1. Murat’ın annesi için 1338 yı­lında inşa ettirilmiş olan Nilüfer Hatun imareti bugünlerde Ar­keoloji Müzesi olarak kullanıl­maktadır. Müzede, lahitler, vaftiz havuzları, tanrıça kabart­maları, el yazması Kuranlar, sikkeler, cam, taş, toprak gereç­ler ve süs eşyaları sergileniyor. Müzenin tam karşısında Yeşil Camii sizi bekler.

Yeşil Camii


Lefke Kapısı’nın yakınında bulunan Yeşil Camii, 1378-91 yılları arasında Mimar Hacı Musa tarafından Çandarlı Hay­rettin Paşa adına inşa edilmiştir. Kare planlı, tek kubbeli olan camii erken Osmanlı Mima- risi’nin en önemli örneklerinden biridir. Minaresindeki yeşil çini süslemelerden dolayı Yeşil Camii olarak adlandırılmıştır. Caminin enfes bir işçiliğe sahip bir mer­mer minberi vardır.

Ayasofya Camii


Ayasofya, şehrin ortasında kentin dört kapısına ulaşan yol­ların kesiştiği noktada yer al­maktadır. Romalılar tarafından spor alanı olarak kullanılmış yapının üzerine MS 7. yy.da bazilika inşa edilmiştir. MS 787 yılındaki 2. İznik Konsili bura­da toplanmıştır. Depremlerde uğradığı zararlar nedeniyle de­ğişik tarihlerde onaranlar geçi­ren yapı 1331 yılında Orhan Gazi tarafından camiye çevril­miş. Daha sonra Mimar Sinan’ın onardığı camiye minare eklen­miş. 19. yy. başlarında harap durumda olan cami 1934 de elden geçirilerek müze ve son yıllarda da yeniden cami olarak haline getirilmiştir.

İznik’te Yeni Mahalle tara­fındaki Vaftizhane veya Böcek Ayazması, Yenişehir Kapısı ya­kınındaki Hagios Tryphon Ki­lisesi, İstanbul Kapı’ya giden cadde üzerindeki Ayatrifon Ki­lisesi ve su kemerleri de görüle­bilir.

1.İznik Konsili


imparator 1. Konstantinus’un emriyle 20Mayıs-20Temmuz325 arasında toplanmış. Konsilin toplantı yerinin göl kıyısındaki Bizans Sarayı olduğu düşünülmektedir. Bu konsilde Hazreti İsa ileTanrı’nın aynı varlık olduğunu savunan İskenderiye Patriği ile Hazreti İsa’nın diğerleri gibi bir insan olduğunu savunan papazArius arasında fikir ayrılığı kavgası çıkar, imparator, konsilden Arius’un idam edilme kararını ister, Arius’un mezarının Ayasofya’da olduğu söylenmektedir. Konsilin sonunda İznik Kanunları diye bilinen 20 madde ve Hazreti İsa’nın tanrılığı kabul edilir. Konsilin bütün kararlan Roma’daki Papa tarafından onaylanır.

2.İznik Konsili


Resim düşmanı imparator 4. Leon’un (775-780) ölümünden sonra Bizans tahtına oğlu 5. Konstantinus çıkar. Henüz 10yaşında olan imparatorun annesi irini, 787 yılında İznik’te topladığı konsüle ikonoklast (resim düşmanlığı) dönemini sonlandıra.

İznik Gölü


Tektonik bir göl olan İznik Gölü, 298 km2 büyüklüğüyle Türkiye’nin beşinci büyük gö­lüdür. Göl özellikle kış ayların­da önemli bir kuş barınağıdır. Gölün dibinde pamuk veya üs­tüpü olarak adlandırılan bir yosun türü vardır. Bu açık yeşil renkli yosun suyun çalkalanma­sını, suyun oksijeninin azalma­sını önler, balıkların beslenme­sini sağlar. Gölde zengin bir balık çeşitliliği vardır.

İznik Çinisi


İznik demek çini demektir. Çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişi vardır. Yavuz Sultan Selim, Tebriz seferinden sonra seramik ustalarını yanında iznik’e getirir.

İznik çinisi, 16.yy.dan itibaren OsmanlI mimarisinde dekoratif unsur olarak öne çıkmaya başlar, içerdiği yüksek oranda kuvars maddesine şekil vermenin zorluğundan ve imalatta yüksek ısı değişimleri gerektirdiğinden İznik çinisi, “üretilmesi olanaksız seramik” olarak da tanımlanır. İznik çinileri, 950-980 derecelik fırınlarda pişirilerek ve uzun emek gerektiren teknikler uygulanarak imal edilirdi.

İznik çinilerinde çamurun hazırlanması, şekillendirme, kurutma, rötuşlama, dolgu, ilk pişirim, desen iğneleme, desen aktarımı, konturlama, boyama, sırlamave fırınlama aşamaları vardır.

Türk çini sanatı en görkemli dönemini 16.yy.da yaşamıştır. Bu dönemde İznik’te 300’den fazla fırın vardı. OsmanlI döneminin ilk çini örnekleri İznik Yeşil Camii ve medresesinde, Bursa Yeşil Camii ve türbesinde, İstanbul Çinili Köşk’te kullanılmıştır.

İznik’te hemen her köşede bir atölye bulacaksınız.

İznik Tanıtım Videosu


Yorum

Yorum

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel