Nuri Demirağ Kimdir | Türk Bilgin

Nuri Demirağ Kimdir

Nuri Demirağ (Nuri Bey) Kimdir?

Nuri Demirağ bilinen adıyla Nuri Bey Osmanlı Devleti son yıllarını yaşarken 1886 yılında Sivas’ın Divriği ilçesinde dünyaya gelmiş, hayata Divriği Rüştiye Mektebini bitirmesiyle başladı. Nuri Bey devlet sevdalısı, ülke sevdalısı, vatansever biriydi.

Divriği Rüştiye Mektebindeki başarısından dolayı okulda, muallim vekili yapıldı ve uzun yıllar bu görevine devam etti. Ziraat Bankası tarafından 1906 yılında yapılan memurluk sınavını kazanan Nuri Demirağ, Ziraat Bankasının Sivas’ın Kangal ilçesindeki şubesine tayin atandı. Uzun yıllar bu görevine devam eden Nuri Bey daha sonra İstanbul’a Maliye Şubeleri Müfettişi olarak atandı.

Nuri Demirağ’ın İstanbul’a atandığı yıllarda Birinci Dünya Savaşı sürmekteydi ve Osmanlı Devleti bu savaştan mağlup olarak ayrıldıktan sonra, İstanbul’da yaşayan azınlıklar şımarmaya başlamış ve bu şımarıklıkları giderek artmaya devam ederek, Beyoğlu ve Galata bölgesinde Türklere karşı çirkin olaylara başladılar. Nuri Bey’in bu yıllar belki de hayatında dönüm noktası olmuş. Çünkü bu sataşmalardan nasibini alan Nuri Bey, Türklere karşı yapılan bu hakaretlere ve olaylara daha fazla dayanamamış bunun sonucunda da ”Milli onur ve şerefi, üç beş çapulcunun ayakları altında çiğnenen bir hükümet’e memurluk yapamam” diyerek bulunduğu görevden istifa ederek ayrıldı.

Birinci Dünya Savaşından sonra Osmanlı devleti parçalanmış ve Anadolu’da Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Kurtuluş mücadelesi başlamış ve ülkenin dört bir yanına yayılarak Kurtuluş Savaşı nice zorluklara rağmen kazanılmış ve yeni bir devlet kurulmuş adı da Cumhuriyetle yönetilen Türkiye Cumhuriyeti olmuştur. Cumhuriyet’in ilk yıllarında Atatürk; Sanayide, Tarımda milli politikalar uygulamış ve daha önce Fransız bir şirket tarafından yapılacak olan Samsun-Sivas demiryolu projesinin ihalesinin Türk müteahhitlerine verilmesine karar verilmiş bunu duyan Nuri Bey, ihaleye katılır ve projenin ilk etabı olan 7 km’lik kısmını 210 bin liralık çok düşük bir ücretle alır ve bitirir. Projenin devamını da yapıp yapamayacağını anlamak için Nuri Bey’e verilir.

Erzurum 1906 yılından itibaren 3 yıl sürecek olan kıtlık dönemine girdi. Bu dönemde Nuri Bey, kendi aldığı kararla 1909 yılında ambarlarda bırakılan buğdayları Erzurum halkına çok uygun bir fiyattan verdi. Nuri Bey bu hareketi nedeniyle hakkında soruşturma açıldı fakat aklandı.

Bütün bu olaylar yaşanırken Nuri Bey Mesude hanım ile evlendi ve bu evlilikten 6 kız 2 erkek olmak üzere toplam 8 çocuğu oldu. Nuri Bey artık başarılı bir iş adamı olmanın yanında örnek alınacak bir aile babasıydı.

Nuri Bey’in torunlarından olan Profesör Doktor Banu Onaral, Drexel Üniversitesi Biyomedikal Mühendisliği Bölümünün kurucusudur.

Nuri Bey ticarete atılmak için Maliye Müfettişliği görevinden istifa etti. Memurluk hayatı boyunca çok başarılı birisi olan Nuri Bey boş duramazdı öyle de oldu. O dönemlerde yabancı şirketlerin tekelinde olan sigara işine atıldı ve Eminönünde, 1918 yılında ”Türk Zaferi” adını verdiği sigara kağıdı üretimi yapan küçük bir dükkan açarak Türk Sigara kağıdı üretimini de başlatmış oldu. Özellikle Kurtuluş Savaşı yıllarında Nuri Bey’in Türk Zaferi adını verdiği sigara kağıdı yurt genelinde büyük yankılar uyandırmış, Nuri Bey bu işten hatırı sayılır derecede para kazanmıştı.

Kurtuluş savaşı döneminde iyi bir iş adamı olmanın yanı sıra aynı zamanda Milli Müdafay-ı Hukuk Cemiyetinin Maçka Şubesini yönetiyordu.

Atatürk Tarafından Nuri Bey’e Demirağ Soyadının Verilmesi

Türk halkı Kurtuluş savaşından başarı ile bağımsız olarak çıkmış ve Atatürk önderliğinde Yeni kurulan Devletin adı da Türkiye Cumhuriyeti olmuştu. Atatürk muhasır medeniyetler seviyesine çıkmak isteyen bir ülkenin ilk sorunu olan ulaşım sorununu çözmek istiyordu. Yukarıda da belirttiğimiz üzere yurdun dört bir yanı demir yolları ile örülmeliydi.

1926 yılında Sivas-Samsun arasındaki 7 km’lik demiryolunu yaparak ve projenin devamını da deneme amaçlı Nuri Bey’e verilmesiyle başlayan demiryolu yapımı, Nuri Bey’in tapu dairesinde mühendis olan kardeşi Abdurrahman Naci Bey’i memurluk görevinden istifa ettirerek yanına ortak almasıyla başarı üstene başarı kazanmış ve toplamda 1012 km olan Samsun-Erzurum, Sivas-Erzurum, Afyon-Dinar hattını 1 yıl gibi çok kısa bir sürede bitirmesinden ve demiryolundaki üstün başarı ve hizmetlerinden dolayı Atatürk Nuri Bey’e 21 Haziran 1934 Soyadı Kanununun çıkmasından sonra Demirağ soyadını verdi.

Nuri Bey’in Büyük Boğaz Köprüsü Projesi

Başarılı iş adamı Nuri Bey bir yan dan demiryolu inşaatının yapına hızlı bir şekilde devam ederken, diğer yandan da Karabük’te demir-çelik fabrikası, Sivas’ta çimento fabrikası, Bursa’da Merinos tesisleri, Haliç’te İstanbul Hal Binası, Eceabat’ta Hava Alanı gibi  projeleri teker teker yapıp bitiren Nuri Bey’in en büyük hedefi İstanbul’da bir boğaz köprüsü yapmaktı. İstanbul’a boğaz köprüsü yapabilmek için çok araştırma yapan Nuri Bey, o dönemde San francisco da bulunan Golden Gate köprüsünü incelemeye aldı ve İstanbul’a bu köprü ile aynı düzende çalışacak olan boğaz köprüsü projesine 1931 yılında resmen başladı. Asma köprüler üzerine bir çok araştırma yapan Nuri Bey Golden Gate köprüsünü yapan firma ile anlaşma imzaladı.

Boğaz Köprüsü Projesi üzerinde Uzun yıllar titizlikle çalışan Nuri Bey herşeyi bitirip projeyi dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün onayına sunar ve Atatürk projeyi çok beğenir fakat o dönemin hükümetin başını oluşturan İsmet İnönü bu projeye onay vermez. Nuri Bey’in bütün hayalleri yıkılmıştı. Büyük bir moral bozukluğu yaşayan Nuri Bey, onca emek verdiği bu başarılı projeye yapım izni çıkmadığı için adeta hüsrana uğramış fakat pes etmemiş çalışmaya devam etmiştir.

Nuri Bey İlk Türk Uçak Fabrikasını Kurması

Nuri Bey o dönemde en zengin iş adamı konumundaydı. O dönemde devlet adeta küllerinden yeniden doğmuş ve uzun yıllar süren savaşlarında etkisiyle ekonomik yönden çok zayıftı öyle ki, Türk ordusunun uçak ihtiyacı hayır sever iş adamlarının bağışları ile sağlanabiliyordu. Bir gün Nuri Bey’in bu yardım kampanyasına katılması istendi.

Nuri Bey’in bu davate cevabı ise ders niteliğindedir. ”Türk milleti için benden eğer bir şey istiyorsanız en mükemmelini istemelisiniz. Madem ki, bir millet uçaksız yaşayamaz, o halde bu vasıtayı başkalarından satın alacağımıza kendimiz yapmalıyız diyerek Türkiye Cumhuriyetinde bir ilk olan uçak fabrikasını kuracağını söyledi” ve bu yönde çalışmalarına başladı.

Nuri Bey bu kararı aldığında tarih sayfaları 1930’u gösteriyordu. Fabrikayı kuracağı yeri düşünürken bu yer hiç tartışmasız memleketi Divriği olması gerektiğine kanaat getirdi. Fakat bu fabrikayı kurmadan önce megakent İstanbul’a bir deneme atölyesi yapması şarttı. Çekoslovak olan bir şirketle anlaşarak İstanbul’da Barbaros Hayrettin Paşa İskelesinin yanında atölyeyi inşa ettiler.

Yeşilköyde bulunan Elmaspaşa Çiftliğini satın alan Nuri Bey burayı deneme uçuşlarının yapıldığı ve aynı zamanda uçak bakım ve tamir atölyesi olarak da kullanılabilen bir alan çevirdi. Nuri Bey’in satın alıp uçaklar için deneme uçuşlarının ve bakımlarının yapıldığı bu alan o dönem Avrupanın en büyük hava limanı olan Amsderdam havalimanından daha büyüktü. Nuri Bey’in o dönemde kullandığı bu alan bugün İstanbul Uluslararası Atatürk Havalimanı olarak kullanılmaktadır.

Türkiye’nin İlk Havacılık Okulunun Açılması

Türkiye’de artık bir uçuş sahası vardı ve kısa bir dönemde de, uçak fabrikaları yapılarak uçak üretilecekti fakat bu uçakları uçurabilecek pilotlar maalesef ülkemizde o dönemde yoktu. İşte bu yüzden ileri görüşlü bir kişiliğe sahip olan Nuri Demirağ, Divriği ilçesinde o dönemde Sivas ve ilçelerinde henüz ortaokul bile bulunmazken Divriği Havacılık Ortaokulunu açtı. Bu okula kayıt yaptıran öğrencilerin bütün masrafları Nuri Bey tarafından karşılanıyor. Okuldan mezun olan başarılı öğrenciler ise İstanbul’da dönem dönem uçuş testine götürülüyor.

Mevcut olan uçuş sahasının yanına bir Gök Okulu açılarak 1943 yılına kadar 290 pilot mezun vermesi sağlandı ve bugün Türkiye Cumhuriyetinin havacılık alanında temelleri o dönem de vatansever bir iş adamı olan Nuri Demirağ tarafından atılmıştır.

Uçak fabrikası kapatıldı

Türk Hava Kurumu (THK) artık siparişlerini Nuri Bey’in uçak fabrikasından veriyordu. En son verilen siparişte İstanbul-Eskişehir arası uçan uçakların tesliminde, Eskişehirde test uçuşu talep edildi. Bu test uçuşunu gerçekleştiren Selahattin Reşit Alan Nu.D36 uçağıyla hayvanların havalimanına girmesini önlemek için açılan hendekleri farkedemeyerek uçağıyla buraya düştü ve hayatını kaybetti. İşte bu kazadan sonra Nuri Demirağ için  herşey tersine gitmeye başladı. THK verdiği siparişleri iptal etti ve Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası kapatıldı.

Nuri Demirağ fabrikanın kapatılma kararını doğru bulmayarak mahkemeye başvursa da, uzun yıllar süren bu mahkeme maddi ve manevi yönden Nuri Demirağ’a bir hayli zarar verdi. Yıllar sonra sonuçlanan mahkemede Nuri Demirağ haksız bulunmuş ve kapatılan fabrika tarihin tozlu sayfalarındaki yerini almıştır.

Nuri Demirağ’ın Siyasete Girmesi

Nuri Bey Türkiye Cumhuriyetinde adalet anlayışının gelişmesi için parti kurmaya karar verdi. 1945 yılında Milli Kalkınma Partisini kurdu. Bu parti çok partili döneme geçiş için büyük önem arz etmektedir. Nuri Demirağ’ın partisi 1946 ve 1950 yıllarında yapılan seçimlerde başarılı olamadı. Bu yüzden Nuri Demirağ 1954 yılında Demokrat partiden adaylığını koyduğu Sivas’ta Milletvekili olarak meclise girdi.

Milletvekilliği boyunca özellikle ülkenin gelişebilmesi için çölleşme, ekonomi, tarım, sanayi alanında bir çok çalışma yapıp raporlaştırarak dönemin hükümetine bilgi vermiştir.

Şeker hastası olan Nuri Demirağ 1957 yılında geçirdiği rahatsızlıktan sonra vefat etti. Nuri Demirağ ebedi istahata çekilmek üzere İstanbul’da bulunan zincirli kuyu mezarlığına defnedildi.

Yorum

Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel