Panik Atak Nedir? Neden Olur, Belirtileri ve Tedavisi | Türk Bilgin

Panik Atak Nedir? Neden Olur, Belirtileri ve Tedavisi

Panik Atak Nedir?

Toplumumuzda panik atak olarak bilinen, genel olarak ifade edilmek istenirse panik bozukluk diye tanımlanan psikiyatrik hastalığı hiç duydunuz mu? Ya da şöyle sorsam duy­mayanınız var mı?

Hiç zannetmiyorum. Mutlaka eşinizden dostunuzdan duy- muşunuzdur, çok uzağa gitm­eye gerek yok belki de sizler yaşamışsınızdır veya yaşıyor- sunuzdur. Peki ne olduğunu biliyor musunuz veya ne kadar biliyor­sunuz?

Bu yazımızda sizler ile birlikte bu konuyu ele alalım istedim. Hiç kalp çarpıntısı, nefes darlığı, halsizlik, titreme, baş dönmesi, mide bulantısı vb. şikâyetlerle doktor doktor dolaşıp hiçbir şeyinizin olmadığını öğrendiğiniz, defalarca kontrollere gitmenize rağmen aynı cevapları aldığınız oldu mu? Her ne kadar hiçbir şeyiniz olmadığı söylense de yaşadığınız bu bedensel yakınmalar nedeniyle günlük hayat kaliteniz olumsuz olarak etkileniyor mu?

O zaman panik bozukluk yaşıyor olabilirsiniz. Başlarken de söylediğim gibi az çok bilseniz de tam olarak bu rahatsızlığın ne olduğunu bilmeyebilirsiniz. O nedenle hadi gelin aşağıda yazan tanımı birlikte gözden geçirelim:

Panik bozukluğunu, kendiliğinden ve beklenmedik panik nöbetleri ile giden bir bunaltı yani anksiyete bozukluğu olarak tanımlayabiliriz. Panik nöbetler genellikle bir strese cevap olarak beden tarafından orta­ya konurlar ancak her zaman stresin ortaya çıktığı an yaşanacak diye bir şey söz konusu değildir. Bu atak­ların, ne zaman ve nerede geleceği genellikle belli değildir. Uykuda bile yaşanabilir; her an her yerde karşımı­za çıkabilir. Belirtilerin, kişiden kişiye de değişme özelliği vardır.

Panik Atak Belirtileri

♦ Çarpıntı, kalbin küt küt atması, ya da kalp hızında artış mey­dana gelmesi,

♦ Terleme,

♦ Titreme veya sarsılma,

♦ Nefes alıp vermede güçlük yaşanması, solunumun sıklaşması,

♦ Soluğun tıkandığını hissetme veya boğuluyor gibi olma,

♦ Göğüste ağrı veya göğüste sıkışma olması,

♦ Mide bulantısı veya karın ağrısı,

♦ Baş dönmesi, ayakta duram­ama, sersemlik ya da bayılacak gibi olma,

♦ Titreme, üşüme, ürperme,yada ateş basması durumunun ortaya çıkması

♦ Uyuşmalar ( hissizlik veya karın­calanma hissi),

♦ Sık idrara çıkma,

♦ Kan basıncının yükselmesi,

♦ Çevreye ve kendine yabancılaş­ma

Hastalar genellikle yukarıdaki belirtiler ile birlikte aşağıdaki endişe ve korkuları yaşarlar:

♦ Yoksa kontrolümü mü kaybedi­yorum?

♦ Felç mi oluyorum?

♦ Kalp krizi mi geçiriyorum?

♦ Bana inme mi inecek?

♦ Ben çıldırıyor muyum?

♦ Delirecek miyim?

♦ Ölecek miyim?

Bu ve bunun gibi endişeli ifadeler bu hastalığı yaşayan hastaların çoğunda bulunur. Belirttiğim gibi belirtiler kişiden kişiye değişiklik gösterebilir. Bu nöbetlerin en şiddetli olduğu dönemi genellikle 5 – 10 dk. civarın­da sürer. Nadiren yarım saati geçse de daha sonra şiddeti azalır. İlk başlarda hastalar ne yapacağını şaşırırlar. Kalp krizi geçirme, felç olma vb. korkuları nedeni ile panik halinde yakınların­dan kendilerine yardım etmelerini isterler ve aileleri tarafından hemen acil servise yetiştirilirler.

Panik bozukluğu, panik nöbetler­le başlar. Ardından hastalar tekrar olacak endişesini taşımaya başlar ve bekleme sürecine girilir. Buna da’beklenti anksiyetesi’adı verilir. Bununla birlikte hastalarda belir­tilere karşı kaçınma davranışları gözlenebilir. Hastaların %70’inde ilk panik nöbetinin ortaya çıkmasından önce kendilerini zorlayıcı, kendile­rinde stres uyandırıcı yaşam olayları mevcuttur. Bu hastalığın diğer psikiyatrik hastalıklarla birlikte görülme ihtimali çok yüksektir.

Panik Atak Tedavisi

Öncelikle böyle bir durum ile karşılaşılmışsa, bütün fiziksel muayenelerden geçtikten sonra he­men bir psikiyatri uzmanı ile birlikte bir psikoloğa başvurulmalıdır ve doktor tarafından tanı koyulup ekip olarak tedavi aşamasına geçilmelidir. Tedavi sürecine de uyum sağlanma­lıdır. Bununla birlikte stresle baş etme becerilerine sahip olmak gerekme­ktedir ki bu konuyu birkaç sayı önce sîzlerle birlikte ele almıştık, orada yazılanları tekrardan gözden geçire­bilirsiniz. Son olarak böyle bir nöbet geçirdiğinizde elinizden geldiğince sakin bir ortama geçmeli, kendinizi rahat edeceğiniz bir pozisyona almalı ve durumu normal bir süreç olarak kabul edip nöbetin bitmesini bekle­melisiniz. Artık siz de biliyorsunuz ki herhangi bir kalp krizi veya felç geçirmeyeceksiniz. Sadece bir ank- siyete nöbeti yaşıyorsunuz ve bu da birazdan geçecek. Mutlulukla kalın…

Yorum

Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel DMCA.com Protection Status