Prematüre Nedir, Ne Demek, Prematüre Bebek Bakımı Nasıl Yapılır | Türk Bilgin

Prematüre Nedir, Ne Demek, Prematüre Bebek Bakımı Nasıl Yapılır

Genelde bebek doğum vakalarında çok sık kullanılan prematüre nedir, ne demek ve Prematüre bebek gelişimi, Prematüre bebeğin bakımı gibi sık sorulan sorulara cevaplar bulabileceğiniz bu makaleyi siz değerli okurlarımız için hazırladık.

Prematüre Nedir?


Prematüre zamanından önce doğan bebekler için küçük anlamında kullanılan bir kelimedir. Her ana baba sağlıklı olarak tam zama­nında doğmuş bir bebeğe sahip olmayı hayal eder. Ama ne yazık ki o hayal her zaman gerçek olmaz. Bebeklerin çoğu, hiçbir sağlık sorunu olmaksızın zama­nında doğar ama bazılan da erken dün­yaya gelir. Gebeliğin 37. haftasından önce doğmak olarak tanımlanan prematürlük, her zaman olmasa bile çoğu zaman tıbbi komplikasyonlan da beraberinde getirir.

Tıbbın ilerlemesi sayesinde bu bebek­lerin geleceği, yıllar öncesine oranla daha fazla ümit vadediyor. Gerçekten de 24- 25. haftalarda doğan bebeklerin üçte iki­sinden fazlası gereken tıbbi bakım sağ­landığı takdirde hayata tutunabilmektedir. Bu bölümde prematürlüğün getireceği sorun ve tedavi türlerinden bazılan hak­kında bilgi vereceğiz.

Ortam: Prematüre bebeğinizi ilk kez ya­kından görüşünüz muhtemelen Yeni Do­ğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde olacaktır. Bu ilk bakıştan etkilenecek, hayrete düşe­cek hatta belki de şok geçireceksiniz.

İlk gözünüze çarpanlar küçücük be­beğinize bağlanmış bir dizi tüp, kateterler ve elektrik kablolan olacaktır. Bu aletler karşısında gözünüz korkabilir, şaşkına dönebilirsiniz. Unutmayın ki onlann var olma sebebi, bebeğinizin sağlıklı olması­nı sağlamak ve durumu hakkında uzman personele bilgi vermek.

Prematüre bebeklerin yağ oranı za­manında doğmuş bebeklere oranla daha az olduğundan ısınmak için yardıma ihti­yaçtan vardır. Normal vücut ısılannı mu­hafaza edebilmeleri için, genellikle kapa­lı ve ısıtılmış plastik bir kutu olan kuvöze konurlar.

Yoğun bakım ünitesinde bebeğinize özel bakım sağlanır ve onun ihtiyaçları doğrultusunda bir beslenme planı yapılır. Doğumdan sonraki ilk birkaç günde genellikle damardan beslenirler çünkü mide-bağırsak ve solunum sistemleri ma­mayla beslenecek olgunlukta değildir. Bebeğiniz hazır olduğunda, damardan beslenmeye son verilir ve bir sonraki aşa­ma muhtemelen tüple beslenme olur. Tüple beslenmede bebeğiniz anne sütünü veya mamayı doğrudan midesine veya üst bağırsağına ulaştıran tüp yoluyla alır.

Bebeğin görünüşü: Bebeğinizin ne kadar küçük olduğunu fark etmemeniz olanaksızdır. Zamanında doğmuş bir be­bekten epeyce küçüktür.

Bebeğinizin hatları, zamanında doğ­muş bir bebeğe nazaran daha keskin ve daha az yuvarlaktır. Cildinin de belirgin bazı özellikleri vardır. Bebeğinizin dış kulaklannı oluşturan deri ve kıkırdak doku­su çok yumuşak ve esnektir. Cildi zama­nında doğmuş bebeklere nazaran daha fazla ayva tüyüyle (lanugo) kaplı olabilir. Derisi ince, nazik ve kan damarlarını gös­terecek kadar şeffaftır.

Bu özellikleri rahatlıkla görebilirsiniz çünkü prematüre bebekler giyinik ya da battaniyeye sanlı olmaz. Bebek odası personeli onların genel görünüşünü ve nefes alışını yakından izleyebilsin diye üstlerine herhangi bir şey giydirilmez.

Prematüre Bebek Annesi Bebeği İle Nasıl İletişim Kurmalı


♦ Bebeğinizle mümkün ol­duğu kadar erken fiziksel yakınlık kurun. Şefkat ve ilgi bebeğinizin büyümesi ve gelişmesi açısından çok önemlidir.

♦ Hamileyken belki de bebeğinizi kuca­ğına almanın, ona banyo yaptırmanın ve onu beslemenin hayalini kuruyordunuz. Prematüre bir bebeğin annesi olarak bu ilk haftalan hayal ettiğiniz gibi geçirme­niz mümkün olmayabilir. Yine de, onunla yakınlık kurmanız önemlidir.

♦ Kuvözdeki aralığın arasından ona uzanıp elini tutabilir ya da onu hafifçe okşayabilirsiniz. Prematüre bebeğinizle kuracağınız bu nazik temas onun iyiye gitmesine yardımcı olacaktır. Bir ninni mırıldanarak ya da yavaşça konuşarak onun sizi tanımasını sağlayabilirsiniz.

♦ Bebeğiniz iyileştikçe onu kucağınıza alıp sallayabileceksiniz. Kanguru bakımı da denilen doğrudan ten teması bebeği­nizle bağ kurmak için etkili bir yöntem­dir. Kanguru bakımında, hemşire bebeği göğsünüzün üzerine yatırıp üstüne bir battaniye atar. Araştırmalar, prematüre bebeklerin ebeveynleriyle bu ten teması­na olumlu yanıt verdiklerini ve bu yönte­min bebeğin toparlanma süresine olumlu etki ettiğini göstermiştir.

♦ Annenin bebeğinin sağlığıyla yakın­dan ilgilenmesinin yollarından biri de, onun enfeksiyonla savaşmasına ve büyü­mesine yardım edecek proteinler içeren anne sütünü sağlamasıdır. Bebeğiniz, yeni doğan yoğun bakım ünitesinde her 1-3 saatte bir ağzından veya burnundan midesine uzanan bir tüp yardımıyla bes­lenecektir. Anne sütünü pompayla nasıl çekebileceğinizi bir hemşire size göstere­bilir. Bu süt buzdolabında bekletilip be­beğinizin ihtiyacı olduğu zaman kullanı­labilir.

Prematüreliğin komplikasyonları


Tüm prematüre bebeklerde komplikas­yon görülmez ama bebek ne kadar erken doğarsa, sorun çıkma olasılığı da o kadar fazla olur. Bazı komplikasyonlar doğumda ortaya çıkar, diğerlerinin ortaya çık­ması haftalar hatta aylar sürebilir. Bunlar­dan bazılan şöyle sıralanabilir:

Solunum güçlüğü sendromu: Bu sendrom yeni doğan bebekler arasında ama en çok da prematüre bebeklerde, en yay­gın olarak görülen solunum sorunudur. Solunum güçlüğü sendromu olan bebek­lerde, bebeğin gelişmemiş olan akciğer­lerinde sürfaktan (yüzey aktif madde) adı verilen ve kolay solunum için gerekli olan esneklik özelliklerini ancak tam olarak gelişmiş ciğerlere sağlayan önemli sıvı madde bulunmaz.

Solunum güçlüğü sendromu, doğum­dan sonraki dakikalar ya da saatler içinde teşhis edilebilir. Teşhis, solunum güçlü­ğünün boyutu ve bebeğin göğüs röntge­ninde görülen anomaliler esas alınarak koyulur.

Tedavisi: Solunum güçlüğü sendromu olan bebeklerin, solunum için farklı sevi­yelerde yardıma ihtiyacı vardır. Genelde ciğerler düzelene kadar oksijen takviyesi sağlanır.

Respirator adı verilen bir alet, bebeğe kontrollü nefes sağlar. Aletin işlevi daki­kada birkaç fazladan nefes sağlamak da olabilir, nefes alma işini tamamen üstlen­mek de.

Bazı bebekler CPAP (sürekli pozitif solunum yolu basıncı) adı verilen bir so­lunum cihazından yararlanırlar. Burun deliklerine yerleştirilen plastik bir tüp ak­ciğerlerdeki minik keseciklerin şişkin halde durmasını sağlamak için hava ge­çitlerine ilave basınç yükler.

Ağır bir solunum güçlüğü sendromu vakası geçiren bebeklerin ciğerlerine dozlar halinde doğrudan sürfaktan pre­pared verilir. İdrar atımını artıran, vücut­taki fazladan suyun atılmasına yardımcı olan, ciğerlerdeki iltihabı ve hmltıyı azal­tan, solunum durmalannı (apne) en aza indirgeyen başka ilaçlar da kullanılabilir.

Bronkopulmoner displazi: Bir prematü­re bebeğin akciğer sorunlan, birkaç günle birkaç hafta arasında son bulur. Vantilas- yon ve ilave oksijen sorunları doğumdan bir ay sonra hâlâ devam eden bebekler bronkopulmoner displazi hastası olarak tanımlanır. Bu hastalığa kronik akciğer hastalığı da denir.

Tedavisi: Bu hastalığa yakalanan bebekler daha uzun süreler oksijen takviyesi alma ihtiyacındadırlar. Soğuk algınlığı ya da zatürreye yakalanırlarsa suni solunum ci­hazı gibi aletlerle solunum takviyesine ihtiyaç duyarlar. Bu bebeklerin bazıları, taburcu olup eve gittiklerinde bile oksijen takviyesi almaya devam edebilirler. Bü­yüdükçe oksijen takviyesine olan ihtiyaç­ları azalır ve nefes almaları kolaylaşır. Öbür çocuklara nazaran hırıltı ve astım nöbetleri geçirme olasılıkları daha yük­sektir.

Apne ve bradikardi (nabız düşüklüğü):Prematüre bebeklerin genelde gelişme­miş olan nefes alma ritimleri inişli çıkışlı nefes almalanna neden olur; 10-15 sani­yelik derin nefesten sonra 5-10 saniye duraklama olur. Buna periyodik nefes alma denir.

Tedavisi: Apne ve bradikardi sorunu olan bir prematüre bebeğin azalan solunumu, nabzı ve oksijen satürasyonu genelde kendiliğinden normale döner. Dönmedi­ği takdirde, bir hemşire, bebek uyanıkken onu ovarak ve hareket ettirerek bebeği nazikçe uyarabilir. Daha şiddetli ataklar­da bebeğe kısa süreli solunum takviyesi yapmak gerekebilir.

Patent duktus arteriozus: Bebeğin akci­ğerleri doğumdan önce kullanılmadığı için, asgari düzeyde kan akışına ihtiyacı vardır. Bundan dolayı, duktus arteriozus adı verilen kısa damar, akciğerlere giden kana yönünü değiştirtir ve plasentaya geri gönderir.

Doğumdan önce prostaglandin adı verilen bir kimyasal bileşik, bebeğin ka­nında dolaşarak duktus arteriozus’un açık kalmasını sağlar. Zamanında doğan bir bebek dünyaya geldiğinde, prostglandin seviyeleri hızla düşer ve duktus arte­riozus’un kapanmasına neden olur. Böylece doğum öncesi kan dolaşımından doğum sonrası kan dolaşımına geçiş sağ­lanmış olur.

Bazen, özellikle de prematüre bebek­lerde prostaglandin E normal seviyelerin üstünde sirküle eder. Bu da duktus arteri­ozus’un açık kalmasına neden olarak solu­num ve dolaşım bozukluklanna yol açar.

Tedavisi: Patent duktus arteriozus genel­likle prostaglandin E üretimini durduran ya da yavaşlatan ilaçlarla tedavi edilir. İlaç fayda etmezse, ameliyat gerekebilir.

Intrakranial kanama (Beyin kanama­sı): 34. haftadan önce doğan prematüre bebeklerde beyin kanaması riski vardır. Bebek ne kadar erken doğarsa bu risk o kadar artar. Prematüre doğumun kaçınılmaz olduğu hallerde anneye, bebekte şiddetli beyin kanaması olasılığını düşü­recek belli bazı ilaçlar verilebilir.

Tedavisi: Hafif beyin kanaması geçiren bebekleri sadece gözetim altında tutmak yeterlidir. Şiddetli kanama geçiren be­beklere ise çeşitli tedaviler uygulanır. Şiddetli kanama geçiren bebeklerde be­yin felci, spastizm ve zekâ geriliği gibi ge­lişme sorunlan riski vardır.

Nekrotizan enterokolit: Tam olarak bi­linmeyen nedenlerden ötürü, özellikle 28. haftadan önce doğmuş prematüre be­beklerde nekrotizan enterokolit adı veri­len bir sorun ortaya çıkar. Bu vakalarda, bebeğin bağırsağının bir kısmında yeter­siz kan akışı vardır. Bu, bağırsak duvarında enfeksiyona yol açar. Belirtileri arasın­da karın şişkinliği, beslenme intoleransı, solunum güçlüğü ve kanlı dışkı sayılabilir.

Tedavisi: Bu bebeklere damardan beslen­me ve antibiyotik uygulanır. Şiddetli vakalarda bağırsağın sorunlu bölümünü almak için cerrahi müdahalede bulunu­labilir.

Prematüre retinopatisi: Bebeğin gözle­rindeki kan damarlannm anormal büyü­mesine prematüre retinopatisi adı verilir. En fazla çok erken doğmuş bebekler ara­sında görülür. Örneğin, 23-26. haftalar arasında doğmuş bebeklerde hafif de olsa retinopati görülür ama 30. haftadan sonra doğan bebeklerde bu hastalığa en­der olarak rastlanır.

Cenin halindeyken, retina gelişimi gözün arka yüzeyinden öne doğru ilerler ve bu süreç bebeğin doğma zamanı gel­diğinde tamamlanır. Vaktinden önce do­ğan bir bebekte retinal gelişim tamam­lanmamış olur ve bu da birtakım sorunlara neden olur.

Tedavisi: Bebeğinizde retinopati riski var­sa, altı haftalık olduğu zaman bir göz doktoru tarafından muayene edilir. Çoğu retinopati vakası hafiftir ve ilave tedaviye gerek olmaksızın geçer. Daha şiddetli vakalar, lazer tedavisi ve kriyoterapi (don­durma tedavisi) gibi yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Şükür ki günümüzde körlük pek sık görülmüyor ve ancak en küçük ve en dayanıksız prematüre bebeklerde rastlanıyor.

Konu Hakkında Bilgilendirici Video


Yorum

Yorum

1 Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel