Renklerin Anlamı | Türk Bilgin

Renklerin Anlamı

İnsanın açlığını gidermekten sonraki en temel ihtiyacı barınmadır. Tarih öncesi çağlardan beri insanlar kendilerini güvende hissedeceği barınaklar aramış, düzenlemiş, inşa etmiş ve bu barınaklarda çoğalarak topluluklar oluşturmaya başlamıştır, Yapılan kazılar ve araştırmalar ilk insanların dahi, yaşadıkları yere kendilerinden bir şey katmaya çalıştığını, İşlevsellik kadar estetiğe ve özel zevklere de önem verdiğini göstermiştir, Mağaralarda yaşayan insanların duvarları topraktan elde edilmiş kiremit kırmızısı, siyah, turuncu gibi renklerle boyadıklarına dair bulgulara rastlanmıştır, Hatta daha sonraları toprağı fırınlayarak güneşte kurutarak farklı renk ve renk tonları elde edip kullandıkları görülmüştüm insanlar tarih boyunca (ve. hâlâ) yaşadıkları mekânın duvarlarında, halılarda, perdelerde, örtülerde, mobilyalarda renkleri kullanmış ve sıklıkla değiştirmiştir.

Peki, İnsanın İşlevsel bir gereklilik olmasa bile yaşadığı ortamın doğal rengini değiştirme isteği ya da İhtiyacı nereden gelmektedir? Yapılan araştırmalar gözlerle algılanan renk duyumunun beyinde işlemden geçirilirken dopamin, serotonin, oxytocin ve daha birçok kimyasalın beyindeki seviyesini değiştirebildiğini göstermektedir. Bu salgıların herhangi bir anda beyin bölgelerindeki seviyesi İse içinde bulunduğumuz ruh halini belirlemekte önemli olmaktadır. Mesela serotonin seviyesi arttığında kendimizi neşeli mutlu hissederken, dopamin salgısı arttığında ankslyetell, kaygılı hissetmeye başlar, daha da arttığında ise mutsuz ve depreslf bir duygulanım İçerisine gireriz. Bu hormonların salgılanması elbette çok karmaşık mekanizmalarla olmaktadır, Ancak algı psikolojisi alanında yapılan deneylerde, görme duyusu İle oluşan renk algısının, bu hassas mekanizmalar üzerinde tetlkleylcl etkisine İşaret eden sonuçlara ulaşılmıştır.

Bu nedenle günlük hayatın zorlayıcılığı karşısında yaşadığımız, çalıştığımız, vakit geçirdiğimiz mekânların dekorasyonunda kullandığımız renkler, göze hoş gelmesinin ve estetik kaygıların da ötesinde anlamlı ve önemli hale gelmektedir. Gün boyunca hepimiz modern çalışma hayatının çılgın temposunda İşyeri ve ofislerimizde birçok İş halledip, problem çözüp, krizle boğuşuyoruz. Her gün tekrarlanan bu yüksek seviyeli stres ve yorgunlukla başa çıkabilmek, hem kendimizin hem de çevremizdekilerin sağlık ve mutluluğunu sağlayabilmek için vakit geçirdiğimiz ortamlarda renkleri kullanarak duygu durumumuza müdahale edebilir ve yönetebiliriz, Günün sonunda kendimizi yorgunluk ve stresle güç bela attığımız evimizin duvar, zemin, perde ve mobilyalarında barışçıl, sakinleştirici, dinlendirici bir hava oluşturacak doğru renkleri tercih etmek çaresizce kabullendiğimiz halet-l ruhlyemizl hiç ummadığımız şekilde değiştirebilir. Bu tercihler üzerinde daha da titiz çalışıp detaylandırarak, örneğin; yemek odasında İştahımızın açılmasını neşelenmemizi, yatak odasında romantizm ve huzur hissetmemizi sağlayacak renk uyumlarına yönelmeliyiz, Bir yandan da salonda tarafsız ve nötr, herkesin kendisini o ortamın bir parçası hissetmesini sağlayacak renkler ve buna uygun aydınlatmalar tercih edilmelidir, Bu seçimlerin dikkatli yapılması ve başarıyla uygulanması, tek tek aile fertlerinin duygulanımını olumlu etkilerken, aynı zamanda birbirlerini algılayışını ve İletişimini de olumlu etkileyecektir. Evimizde durum böyle İken Işyerlerlmlzde durum biraz değişebilir, İş hayatının doğası gereği faaliyetlerimiz normaldekinden daha hızlı, daha rekabetçi ve daha agresiftlr. Bazılarımız bu duygulardan hoşlanmıyor olabiliriz, ama hem sağlığımızı kaybetmemek, hem de İş hayatında hayatta kalabilmek İçin kendimizi yaşanması kaçınılmaz olan bu duygularla uyumlu ve bunların etkileriyle baş etmeye hazır hale getirmeliyiz. Bu yüzden İşyeri ve ofislerimizde hareketli, canlı,rekabetçi ve uzlaşmacı kararlılığımızı ya da meydan okuma duygumuzu güçlendirecek renklere yönelmeliyiz, Girişimci duygularınızı, sorun çözme, iş bitirme ve İlişki kurma duygularınızı harekete geçirecek renklerin, mobilya formlarındaki ayrıntılarla da desteklendiğinde; İş yapış şekliniz, İlişkileriniz ve hızınız üzerindeki etkileri şaşırtıcı olacak. Yaşamımızdaki birçok başka ayrıntı gibi bizi, dolayısıyla hayatımızı da değiştirme potansiyeline sahip olan renklerle ilgili bu önemli tercihleri yaparken, en azından, ‘bu sene bu renk çok moda’ya da ‘en sevdiğim renk’ değerlendirmelerinin ötesine geçmek için İlk adım olabilecek genel bilgilen aşağıda bulacaksınız, insanı duygusal olarak mutlu, azimli ve kararlı yapar, şevk verir hareketlendirir. Dekorasyon ve dizayn yaparken kullanılan kırmızı cisimlerin mükemmel olması gerekir, çünkü İnsanlar bu objeleri hemen ve ayrıntılarıyla fark edecektir. Kırmızı renk İnsanların zaman algısını köreltir, bu yüzden barlarda ve gece kulüplerinde kırmızı yoğun kullanılır, Kırmızı rengi tercih edenlerin kişilik analizlerinde, bu kişilerin güç ve İktidara düşkün oldukları görülmüştür. Kırmızıyı tercih edenler aktif, atılgan, girişken olup kazanmayı ve elde etmeyi sever.

MAVİ: Sigmund Freud mavi rengi okyanussal ve sakin diye niteler, Amerika’da bir İlkokulun duvarları beyaz ve portakal renginden, maviye çevrildiğinde -öğrencilerin notlarının anlamlı seviyede yükseldiği ve yaramazlıklarının azaldığı tespit edilmiştir. En sevilen renklerden olsa da mavi doğal bir İştah kapatıcıdır, Tüm diyet ürünlerde mavi yazı ve logo kullanılır. Kilo problemi olanların evlerinde maviyi kullanmaları zayıflamalarına yardımcı olabilir, Restoranlarda ise maviden kaçınmak gerekir,

SİYAH: Siyah tartışmalı bir renktir, Sadakat, sebat, dayanıklılık, ihtiyat, bilgelik ve güvenilirlik ile ilişkilendirilir. Ünlü bilim adamı Albert Einstein konsantre olabilmek İçin perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odaya girer ve öyle çalışırmış, Siyah bir yandan yönetim ve güç anlamına gelirken bir yandan da karamsarlık, keder, İnatçılık ve aşırı hırs gibi olumsuz duyguları tetikleyebllir.

PEMBE: Romantik ve narindir. Araştırmalar pembe rengin İnsanları sakinleştirdiği ve uzlaşmaya açık hale getirdiğini göstermiştir. Bir hapishanede kapı ve pencereler pembeye boyandığında mahkumların agresİf davranışlarının kaybolduğu gözlenmiştir,

MOR: Mor, bu ilginç rengin insanda nevrotik duyguları tetlkleylp açığa çıkarttığı ve bilinçaltında korkuttuğu düşünülmektedir. Birçok İntihar vakasında ortamda mor renkli eşya ve zeminler tespit edilmiştir.

SARI: Metabolizmayı hızlandırır. Hafif kullanıldığında parlaklık ve sıcaklık hissi verir, hareketlendirir. Ancak sarı, güneş ışığı gibidir, orda olmasını İstersiniz ama gözünüzün İçine girmesini istemezsiniz. Çalışma odaları ve dinlenme verlerl ¡cin ovsun değildir. Sarı odalarda çocukların daha çok ağladığı, büyüklerin daha sinirli oldukları tespit edilmiştir.

TURUNCU: Kullanıldığı ortama neşe ve canlılık verir, undan dolayı, çocuk odalarında, mutfakta ve yemek odasında kullanılabilir, Çalışma odası ve dinlenme mekânları İçin çok uygun değildir, Turuncu renk insanlarda genellikle dışa dönüklüğü, hareketi, neşeyi ve sosyalleşmeyi arttırır, Bazen de gösterişçiliğe, sürekli haklı olma ve üstün gelme isteğine yol açabilir.

YEŞİL: Sakinleştiricidir ve sinir sistemi üzerindedoğal bir etkisi vardır, Yaşamı, gençliği, yenilenmeyi ve dinçliği simgeler, Yeşil alanlarda insanların daha az mide ağrısı çektikleri tespit edilmiştir. Bazı kültürlerde kadınlar, doğurganlıklarını vurgulamak için yeşil giyer, Yeşil rengi tercih edenlerin kişilik özellikleri arasında; kendine değer verme, doğru bildiğinde ısrar. İnandırıcılık gibi unsurlara rastlanmıştır.

BEYAZ: Temizlik ve aydınlık duygusu verir, düşünmeyi, hayal gücünü tetikler, Beyaz renk tarafsızlık duygusuna, uzlaşmacı ve soğukkanlı tutumlara yol açar.

GRİ:Gözün en rahat algıladığı renklerdendir. Alçak gönüllülük, ciddiyet ve sakinlik algısı oluşturur. Diplomatik ve üst düzey ortamlarda denge unsuru ve uzlaştırıcı olarak kullanılabilir, “Diktatörlerin Evleri: Dünyanın En Renkli Despotlarının Hayat Tarzı” adlı kitabında yazar Peter York, insanlık tarihinin en tehlikeli zihinlerini, kendileri için inşa ettikleri evlerini inceleyerek açıklıyor: “Ev, sahibinin aklının ve ruhunun en garantili kanıtıdır, En çok evimizdeyken kendimiz oluruz dolayısıyla evimizin dekoru zihnimizin en güzel ifadesidir.”

Yorum

Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel