Hangi Hastalığa Hangi Meyve ve Sebze İyi Gelir | Türk Bilgin

Hangi Hastalığa Hangi Meyve ve Sebze İyi Gelir

Sebze ve meyveler, sağlığımız için gerekli olan mikro ele­mentleri ve vitaminleri içerir. Tıbbi açıdan da büyük önem taşı­yan meyve ve sebzeleri her gün tüketmeniz gerekir. Bazı sebze ve meyvelerin kontrendikasyonları açısından hastalar beslen­melerine dikkat etmelidir.

Sebze ve Meyvelerin Faydaları ve İçinde Bulunan Vitaminler


Patates

Patateste, vitamin C, PP, B (1), B (2), B (6), potasyum ve fos­for vardır. Besinlerin korunması için patatesi haşlamak veya fı­rında kabuğuyla pişirmek önemlidir. Patates, yüksek asitli gast­riti olanlar için büyük önem taşır. Potasyum içeriği nedeniyle de kalp ve böbrek rahatsızlığı olanlara ve kan dolaşım sistemi bo­zuk hastalara önerilir. Fakat kolit, şeker hastalığı ve obezlik söz konusu patates tüketimi azaltılmalı veya tamamen kesilmelidir.

Beyaz lahana

Beyaz lahana karaten, C, B, U vitaminlerini içerir ve anti ül­ser etkiye sahiptir. Beyaz lahana yapraklarının suyu, mide ülseri ve onikiparmak bağırsağı tedavisinde tavsiye edilir.

Fakat şişkinlik ve spazma neden olacağından, intestinal pe- ristaltizm ve spazmalarda tüketilmemelidir.

Lahana turşusu

Lahana turşusu C vitamini kaynağıdır. Fakat yine de herkes kullanamaz. Yüksek mide asidi, mide ülseri olanlar ve onikipar- mak bağırsağı, böbrek, karaciğer ve pankreas rahatsızlığı çeken­ler kesinlikle tüketmemelidir.

Havuç

Havucun içinde karoten, B grup vitaminler, potasyum tuzu,

C vitamini ve flavonoidler bulunur. Havuçtaki karoten vücudu­muza girdiğinde A vitaminine dönüşür ve bu açıdan gözlere çok faydalıdır. Fakat bunun için, havucun yağlarla (mesela ayçıçek yağıyla) tüketilmesi gerekir. Havuç ayrıca, karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları ile kabızlığın tedavisinde çok faydalıdır.

Aşırı havuç ve havuç suyu tüketiminde ise deri rengi sara­rabilir. încebağırsak iltihabında, gastrik ülser ve onıkıparmak bağırsağı, kolit, ishal, yüksek asit gastrit gibi rahatsızlıklarda tüketilmesi kesinlikle yasaktır. Şeker hastalarının da dikkatli tü­ketmesi gerekir.

Pancar

Pancar sadece magnezyum, kalsiyum ve potasyum kaynağı değildir. İçeriğinde bazı bulaşıcı hastalıklarda patojenleri yok eden doğal antiseptik bulunur. Kabızlığın oluşmasını önler. Ay­rıca demir eksikliği anemisini önlemek için de kullanılır. İçinde yüksek oranda şeker bulunduğu için şeker hastalığı olanların çok dikkatli tüketmesi gerekir.

Balkabağı

Balkabağmm içinde C vitamini, B, E grup vitaminler, karo­ten, nikotinik asit, bakır, kobalt, çinko, kalsiyum, magnezyum, demir, lif ve potasyum tuz bulunur. Balkabağmm içindeki pektin maddeler, kötü kolesterolün vücuttan çıkmasına yardımcı olur.

Balkabağı, ülserin iyileşmesini hızlandırır, mide-bağırsak rahatsızlığına iyi gelir. Fakat hastalık ilerlediğinde kullanması sakıncalı da olabilir. Çiğ balkabağı, kabızlıktan kurtulmaya yar­dımcı olur. Ayrıca balkabağı çekirdeği harika bir bağırsak para­ziti temizleyicidir.

Çiğ balkabağı, düşük asit gastriti, mide rahatsızlığı, onikipar- mak bağırsağı rahatsızlığı ve ülseri olanlarda kullanılmamalıdır.

Domates

Taze domates ve domates suyu, içerdiği potasyum ve demir nedeniyle kalp-damar hastalıklarında, düşük asit gastrit hasta­lıklarında çok faydalıdır. Domates, mikro elementlerle magnez­yum, fosfor, potasyum ve A, B (2), B (6), K, PP ve E vitaminleri açısından çok zengindir. Pektin maddeler, kanda kötü kolesterol oranını düşürür. Domatesin içindeki likopen, çevrenin olumsuz etkilerinden korur ve kanser hücrelerinin gelişimini önler.

Öte yandan, alerjisi olanlar tarafından kullanılmamalı­dır. Taze domates, safra taşı ve böbrek taşı hastalıklarında, yüksek asitli gastrit, peptik ülser hastalıklarında çok dikkatli kullanılmalıdır.

Salatalık

Salatalığın yüzde 95’i sudan oluşur. Kalan yüzde 5 içinde ise potasyum dahil çok faydalı maddeler bulunur.

Salatalık tüketmek böbrek, karaciğer ile kalbin muntazam çalışmasına ve vücuttan su atılmasına yardımcı olur. Taze sa­latalığın düzenli kullanımı, tiroid hastalığı olasılığını ve damar sistemi bozulması riskini düşürür. Düşük kalorili olması se­bebiyle de obezite hastalarının mönüsünde mutlaka olmalıdır. Yüksek mide asidi olanların ve karaciğer hastalarının salatalık kullanımında çok dikkatli olması gerekir.

Kırmızıbiber

Kırmızıbiber, C vitamini içermek açısından limonu bile ge­çer. Askorbik asit, vitamin P temasıyla kan damarlarını güçlen­dirir. Provitamin A, saç uzamasına, karanlıkta görmeye katkıda bulunur ve cilt için çok büyük faydası vardır. Kırmızıbiberin içindeki B (1), B (2), B (6), PP vitaminlerinin hafıza zayıflığında, uykusuzlukta ve güçsüzlükte büyük yardımı dokunur. Depres­yon hastalarına da kırmızıbiber tüketmeleri tavsiye edilir.

İçeriğindeki potasyum ve sodyum mineral tuzları, iyot, fos­for, demir, çinko, kalsiyum ve magnezyum bağışıklık sistemi güçlendirir. Gastrointestinal sistemin çalışmasını olumlu etkiler ve kanı sulandırır.

Hipertansiyon, koroner arter hastalığı, anormal kalp ritmi, mide ülseri ve yüksek mide asidi olan hastalar kırmızıbiberi ke­sinlikle tüketmemelidir. Ayrıca böbrek ve karaciğer rahatsızlığı ile hemoroit rahatsızlığı olanlar biber kullanmaktan kaçınmalıdır.

Turp

Turp, lif kaynağıdır. Turpun önemli avantajı, içerdiği mineral tuzlarının mikrop öldürücü olmasıdır. Karaciğer, böbrek, mide, ince ve kaim bağırsak hastalıklarında kullanılması ise sakıncalı­dır. Fazla tüketilmesi mide şişkinliğine sebep olur.

Kuru soğan

Mısır piramitlerini inşa eden işçilerin yemeklerinde zorun­lu olarak tüketilen soğanın iyileştirici özellikleri, meşhur bilgin İbn-i Sina tarafından vurgulanmıştır.

Kuru soğan, C vitamini, kalsiyum tuzları ve fosfor bakımın­dan zengindir. Soğandaki uçucu yağlar iştahı artırır ve hatta mi­denin işlevini geliştirir. Soğuk algınlığında çok faydalıdır.

Öte yandan, karaciğer, böbrek, mide, bağırsak hastalıkların­da kuru soğan kullanmamalıdır.

Sarımsak

Sarımsak, az miktarda C vitamini içerir fakat enfeksiyon hastalıklarıyla mücadele etmeye yardımcı olan uçucu yağlar açısından zengindir. İştahı açar, mide ve bağırsağa faydası doku­nur. Çok sık kullanımında kolesterol oranını anında düşürdüğü kanıtlanmıştır.

Sarımsak, sindirim sistemi ve böbrek rahatsızlığı olanlara önerilmez. Hipertansiyon söz konusu olduğunda ise az miktar­da kullanılabilir.

Fasulye

Fasulye, çinko ve bakır içerir. Potasyum zenginliğiyle ise çoğu sebzeleri geçer. Düşük asit gastritlerde, aterosklerozde, kalp atışları bozukluğunda kullanması önerilir.

Gut hastalıklarında, yüksek asit gastritlerde, peptik ülser hastalıklarında, kolesistit, pankreatit hastalıklarında hastanın fasulyeden vazgeçmesi gerekir.

Yeşillik

Dereotu uykusuzluğa iyi gelir. Dereotunun suyu ise küçük çocuklarda gaz birikmesine sebep olur.

Maydanoz, kan hastalıklarında çok faydalıdır. Guatr ve böb­reklerin çalışmasını düzene sokar.

Estragonla, depresyonla, uykusuzlukla, diş ağrılarıyla müca­dele eder. Ağır yemeklerden sonra kullanılırsa sindirim sistemi­nin gelişimine fayda sağlar.

Nar

Nar, C vitamini, B grubu vitaminleri, lif, mineralli maddeler, mikro elementler, kalsiyum, magnezyum, manganez, potasyum ve sodyum içerir. Nar suyu, antioksidan içerir ve ateş düşürücü özelliği de vardır. Kalp hastalıklarında kullanılır. Düzenli kulla­nımı ise hipertansiyonu yavaş yavaş düşürür. Kansızlığa çok iyi gelir. Haşlanmış nar kabuğunun suyu, mide rahatsızlıklarına iyi gelir. İçindeki bazı kötü maddeler sebebiyle kabuk ve çekirdek­leri çok dikkatli kullanılmalıdır. Aşırı tüketiminde baş dönmesi, yüksek tansiyon, mide bulantısı görülebilir.

Nar, kabızlık çekenlere önerilmez. Yüksek asit gastritlerde ve mide ülseri rahatsızlıklarında da kullanılmamalıdır.

Elma

Elma, kolesterol oranını düşürür ve mide bozukluklarına yardımcı olur. Elmalarda mikro elementler, vitaminler, organik asitler ve çok miktarda lif bulunur. Sık kullanımı, vücudun sa­vunma mekanizmasını güçlendirerek kanser riskini azaltır; kalp krizi ve beyin kanaması riskini düşürür.

Kivi

Kivi, kalbin çalışmasına yardımcı olur, kan pıhtısı oluşumunu önler. Her gün 1-2 kivi yemek kalbinizi de çok mutlu edecektir. Potasyum içeren kivi ve kereviz karışımı, vücudu gençleştirir.

Kayısı ve şeftali

Kayısı ve şeftali, potasyum tuzundan zengindir ve bunun için, kalp-damar sistemi ile böbrek hastalıklarında kullanılma­sı önerilir. Kuru meyvelerde potasyum oranı azalmaz. Ayrıca, pektin içeren bu meyveler kolesterol ve toksik maddelerin vü­cuttan atılmasına yardımcı olur. Yüksek oranda şeker içirdiği için, şeker hastalarının çok dikkatli tüketmesi gerekir. Kayısı ve şeftali alerji yapabilir.

Erik

Erik, hafif laksatif etki yapabilir. Kara erik, yüksek oranda potasyum içerdiği için, aterosklerozun önlenmesi ve safra kese­si hastalıklarında kullanılır. Karaciğer ve böbrek hastalıklarında çok faydalıdır.

Üzüm

Üzüm, akciğer, karaciğer, böbrek, guatr hastalıklarında, si­nirsel ve fiziksel gücün tükenmesinde kullanılan tatlı bir “hap” gibidir. Potasyum bakımından zengindir ve kalp-damar hasta­lıklarında kullanılması çok faydalıdır. Kalp hastalıklarında ve şişkinlikte, ufalanmış üzüm, kuru kayısı ve kuru kara eriği eşit oranda karıştırıp günde iki kez yemek çok faydalıdır.

Üzüm, kalp kasını güçlendirerek sinirsel yorgunluğu giderir.

Muz

Muz, sakinleştiricidir. Baş ağrısını giderir; anemi ve depres­yon tedavisinde yardımcı olur.

Armut

Armut tansiyonu düşürür ve nörolojik karın ağrısının iyileş­mesine yardımcı olur.

Limon

Limon, birçok mikroba karşı vücudu korumayı garanti eder.

Kuru meyveler

Kuru incir ve hurma mide için faydalıdır.

Kırmızı meyveler

  • Çilek, vücudu temizler.
  • Ahududu iştahı dengeler, kan dolaşımını hızlandırır, saç ve tırnakları güçlendirir.
  • Vişne ve kiraz, kanı temizler.
  • Böğürtlenin, menopoz döneminde sinir sistemi üzerinde onarıcı ve sakinleştirici etkisi vardır.
  • Üzüm, yabanmersini, kızılcık ve frenküzümünün içinde yaşlanmayı yavaşlatan antioksidan bulunur.

Yorum

Yorum

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel DMCA.com Protection Status