Yunus Emre Kimdir, Hayatı, Sözleri ve Eserleri | Türk Bilgin

Yunus Emre Kimdir, Hayatı, Sözleri ve Eserleri

Anadolu’nun bağrında yetişen en büyük ve en değerli tasavvuf şairlerimizden olan Yunus Emre kimdir, hayatı, sözleri, şiirleri ve eserleri hakkında güzel bilgiler barındıran bu yazımızı siz değerli okurlarımız için hazırladık.

Yunus Emre Kimdir


Yunus Emre, Anadolu’da yetişmiş Türk tasavvuf edebiyatının en büyük şairi­dir, Nerede doğduğu ve nerede öldüğü hakkında kesin bir bilgi yoktur. En çok ka­bul gören görüşe göre, 1240 yılında Eskişehir’in Sivrihisar ilçesine bağlı Sarıköy’de doğmuş, 1320 yılında yine burada vefat etmiştir. Anadolu’nun birçok yerinde Yunus Emre’nin türbe ve mezarı bulunsa da buradaki mezar, Yunus Emre’nin mezarı olarak kabul edilmiştir.

Yunus Emre, yaklaşık 80 yıl ömür sürmüş­tür. Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli, Mevlana gibi büyük İslam âlimlerinin yaşadığı dönemlerde yaşamıştır. Mevlana ile görüşmüş, onun dü­şüncelerinden etkilenmiştir. Aynı şekilde Hacı Bektaş Veli’nin Nevşehir’deki dergâhına gitmiş, onunla görüşmüştür. Daha sonraki yıllarda Hacı Bektaş Veli’nin halifelerinden Tapduk Emre’nin dergâhına gitmiş ve orada kırk yıla yakın hizmet etmiştir.

Yunus Emre’nin Menkıbe Şeklinde Anlatılan Hayatı Şöyledir:


Horasandan o dönemde Rum diyarı olarak bilinen Anadolu’ya gelen Hacı Bektaş Veli’nin ünü Anadolu’nun dört bir tarafına yayılmaya başladı. O yıllarda Yunus, Sivrihisar Sarıköy’de çiftçilik işleriyle meşgul oluyordu. O yıllarda Anadolu’da büyük bir kıtlık yaşanmaktaydı. Çok geçmeden Hacı Bektaş Veli’nin ününden haberi olan Yunus, onu ziyaret etmeye karar verir. Yunus alimlerin bütün güzel vasıflarını bildiğinden kapılarına gelen kişileri boş çevirmeyeceğini çok iyi biliyordu. Yunus Emre öküzünü yüklenip Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna vardı. Biraz buğday isteyince, Hacı Bektaş Veli; Yunus’a sorun bakalım istediği ne imiş ? Yunus buğday mı, nefes mi diye sorulunca ”Buğday gerek” diye cevaplamış. Defalarca soruyu tekrarlamalarına rağmen gene aynı cevabı vermiş ve buğday diye ısrar etmiş. Yunus yolda giderken kendi kendine ”Ne ettim ben, buğday belirli bir zaman sonra tükenir. Nefes ise ömür boyu devam eder.” söylenerek çok pişman oldu. Tekrar Hacı Bektaş Veli’nin huzuruna geri dönen Yunus bu seferde nefes istedi fakat bu isteğine şöyle bir cevap geldi. ”Bu vakitten sonra o istediğin artık olmaz. Artık kilidin anahtarı Tapduk Emre‘de diyerek söyleyin varsın gitsin nasibini artık ondan alsın.” diye cevap alan Yunus, Tapduk Emre’nin huzuruna vararak kırk yıl ona hizmet edip, dergaha odun taşıdı. 40 yıl sonra Tapduk Emre Yunus’a artık vakit oldu. Yunus sen o hazinenin kilidini açarak nasibini aldın. Diye söyleyerek Yunus’a icazet verdi.

Taptup Emre’nin öğrencisi olan Yunus Emre İslam dünyası için önemli bir şahsiyettir. Hocasından aldığı dersler ile alim olmak için ilerlemiştir. Yunus Emre’nin eserlerine bakıldığında en çok şiir yazdığı görülmektedir. Yunus Emre yazdığı bütün şiirleri bir kitap haline getirerek halka çok faydalı bir eser ortaya çıkarmıştır. Yunus Emre’nin eserleri kendi döneminden günümüze kadar ulaşmayı başarmış, eserleri günümüzde dahi kullanılmaktadır. Bugün Yunus Emre’nin hayatı dizi ve sinemalara konu olmuştur.

Yunus Emre’nin eserleri incelendiğinde eserlerinin hiç birinde Hacı Bektaş Veli’ye yer vermediği görülüyor. Fakat, din ve tasavvuf alanında Hacı Bektaş Veli ile Yunus Emre arasında önemli benzerlikler bulunmaktadır. Hacı Bektaşı Veli’nin tasavvuf anlayışı ile Ahmet Yesevi’nin anlayışına dayanmaktadır. Bu bakımdan bakıldığında Yunus Emre’nin bu anlayışa bağlı olması da aralarındaki bağın ne kadar kuvvetli olduğunu ortaya koymaktadır. Yunus Emre’nin şiirlerine bakıldığında yaşadığı duygu ve düşüncelerini bazen coşkun, bazen de sevecan görünümlü bir derviş karşımıza çıkar. O çok düşünüp inanarak ve bu yaşadığı yoğun duyguları en sade bir şekilde şiirleştirebilmiştir. Yunus Emre’nin şiirleri incelendiğinde şiirlerinde din meselelerine oldukça sık rastlanır ve bu şiirleri yazarken her dilin anlatamayacağı bir üslup ile kolay anlaşılır açık bir şekilde yazdığı görülüyor.

Yunus Emre’nin Ölümü


İslam’ın bu ünlü şairi 1241 yılında doğmuş, 1320 yılında da hayatını kaybetmiştir. Bir çok rivayete göre doğduğu yer olarak Karaman ve Eskişehir’in Sarıköy ilçesi üzerine duruluyor. Yunus Emre döneminde yaşayan Hacı Bektaş Veli, Mevlana gibi İslam alimleri ile görüştüğü feyz aldığı ve eserlerini de tasavvuf üslubu ile yazmıştır. Şam, Azerbaycan, Anadolu’nun hemen hemen her yerini gezmiştir. Yunus Emre vurgu yapmış olduğu konular ile ve kullandığı üslup ile Anadolu’nun önemli Türk Edebiyatçılarından olmuş, divan şiirini oldukça etkilemiştir. Yunus Emre yazdığı eserlerinde sevgiyi ön planda tutmuş ve yazdığı eserlerinde aruz ölçüsü ile hece ölçüsünü kullanmıştır. Yunus Emre yaşadığı dönemin kültürel özelliklerini ve düşünüş tarzlarını akıcı, yalın bir şekilde ifade ederek, İranlı ünlü şairlerin eserlerini inceleyerek bu eserlere yenir bir ifade, deyiş, yeni bir tarz katmıştır. Bu açıdan bakıldığında Alevi ve Bektaşi fikirleri ile Tasavvuf düşüncesine zenginlik katmıştır.

Yunus Emre’nin 1320 tarihinde öldüğü biliniyor. Büyük şairin mezar yeri konusunda net bir yer olmamak ile birlikte, rivayet edilen bilgilere göre Karaman, Sarıköy, Ortaköy, Bursa, Keçiborlu, Kula, Ünye, Sivas, Erzurum’da bulunmakta olan mezarlar arasında hangisinin Yunus Emre’nin mezarı olduğu ise bilinmemektedir. Bu konuyla ilgili bir çok fikir vardır. Ancak mezar yeri belirsizliğini korumaktadır. ”Ölen hayvan imiş, aşıklar ölmez” gibi bir söz söyleyen birisi ölümü umursamadığı ve gönüllerde yaşamayı tercih eden birine mezar aramak çok gereksizdir.

Yunus Emre’nin Eserleri


1- Divan :

Yunus Emre bu eserde bütün şiirlerini tek bir kitap altında toplamıştır. Şiirlerini aruz ve hece ölçüsü ile yazan ünlü şair, her şiirinde Allah sevgisine yer verip, bütün canlılara sevgi ile yaklaşmaktadır.

2- Risaletü’n- Nushiyye :

1307 tarihinde yazmış olduğu tahmin edilen bu eserde toplam 573 beyit vardır. Bu eser Yunus Emre’nin dini ve tasavvufi bir ahlaki öğütler kitabı olduğu bilinmektedir.

Yunus Emre’nin Şiirleri


Aşkın Aldı Benden Beni
Bir Kez Gönül Yıktınısa
Biz Kimseye Kin Tutmayız
Bize Didar Gerek Dünya Gerekmez
Çıktım Erik Dalına
Dervişlik Dedikleri
Dolap Niçin İnilersin
Elhamdülillah
Evvel Bahar Olmayınca
Evvel Benem Ahir
Gayrıdır Her Milletten Bu Bizim Milletimiz
Gel Dosta Gidelim Gönül
Gel Gör Beni Aşk Neyledi
Geldi Geçti Ömrüm Benim
Hak Çalab’ım
Hak Cihana Doludur
İçübeni Yutan Gelsin
İlim Kendin Bilmektir
Kalanlara Selam Olsun
Mânâ Evine Daldık
Miskinlik ile Gelsin
Nitekim Beni Beni Bildim
Seni Sıygaya Çeker / Bir Molla Kasım Gelir
Şol Cennetin Irmakları
Şöyle Garip Bencileyin
Taştın Yine Deli Gönül
Yar Yüreğim Yar
Yürü Yürü Yalan Dünya

Konu Hakkında Bilgilendirici Video


Yorum

Yorum

Yorumlar

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Genel Genel DMCA.com Protection Status